Hoşgeldiniz
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
kayıt olun
.
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Haberler:
Ana Sayfa
Yardım
Ara
Quran Flash
Google Tagged
Giriş Yap
Kayıt Ol
NurunYolcusu.com Forum “Risale-i Nur’dan yazdığınız ve yazmakta olduğunuz harflerin sayısınca, Allah’ın selamı ve rahmeti ve bereketi üzerinize olsun!”
»
İslami Konular - اسلامي قونولر
»
Yeryüzünün Yıldızları - ير يوزينڭ ييلديزلري
»
zeyd bin harise
« önceki
sonraki »
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
Gönderen
Konu: zeyd bin harise (Okunma sayısı 397 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
استانبول
İleti: 1599
Karma: +50/-4
zeyd bin harise
«
:
11 Temmuz 2009, 12:02:19 »
NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler
Zeyd b. Hârise b. Şurâhîl el-Kelbî. Üsâme´nin babası. Ashâbın ileri gelenlerinden olup, Resûlullah (s.a.s)´ın en çok sevdiği arkadaşlarındandır. Bu yüzden sahâbe arasında "el-hubb" diye anılırdı.
Tam künyesi: Zeyd b. Hârise b. Şurâhîl (İbn İshak´a göre, Şurahbîl) b. Kâ´b b. Abdiluzza b. Imriülkays b. Âmir b. Abdivüdd b. Avf b. Kinâne b. Bekr b. Uzre b. Zeyd el-Lât b. Rufayde b. Sevr b. Kelb b. Vebre b. Tağlib b. Hulvân b. İmrân b. Luhaf b. Kuzâa´dır (İbn Hişâm, es-Sîretü´n Nebeviyye", I, 247; İbn Sa´d, et-Tabakâtıt´l-Kilbrâ, III, 40; İbnü´l-Esîr, Üsdü´l-Ğâbe fı Ma´rifeti´s Sahâbe, II, 281).
Kaynakların ifadesine göre; cahiliyye döneminde, Zeyd´in annesi Su´dâ, yanında oğlu olduğu halde akrabalarını ziyarete gider. Bu sırada Benî el-Kayn b. Cisr´e mensup bazı atlılar, Su´dâ´nın akrabaları olan Benî Ma´n evlerine baskın yaparlar. Zeyd´i de bu arada beraberlerinde alıp götürürler. Zeyd, bu sırada temyiz çağında bir çocuktur. Onu, Ukaz Panayırına götürüp satışa arzederler. Hz. Hatice´nin yeğeni Hakîm b. Huzâm b. Huveylid de o esnada panayıra uğrayıp Mekke´ye götürmek üzere birkaç köle satın alır. Zeyd b. Hârise de bu köleler arasında bulunmaktadır. Hakîm, Mekke´ye döndüğünde, halası Hz. Hatice kendisini ziyarete gider. O da halasına köleleri göstererek, dilediği köleyi seçip götürebileceğini söyler. Hz. Hatice de Zeyd b. Hârise´yi seçer. Daha sonra O´nu, Resûlullah (s.a.s)´e bağışlar.
Kelb kabilesine mensup bazı insanlar, hac için Mekke´ye geldiklerinde Zeyd´i görüp tanırlar, Zeyd de onları tanır. Dönüşte durumu babasına haber vererek bulunduğu yeri tarif ederler. Zeyd´in babası Hârise ile amcası Kâ´b, yanlarına fidye alarak Mekke´ye gelirler ve Resûlullah (s.a.s)´ın yanına varıp: "Ey Abdulmuttalib´in oğlu! Ey kavminin efendisinin oğlu! Sizler, Harem´in ehlisiniz, köleyi azad eder, esiri yedirirsiniz. Yanında bulunan oğlumuz için sana geldik. Bize iyilikte bulun, sana fazlasıyla fidye vereceğiz" derler.
Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.), Zeyd´i çağırtarak, kendisini istemeye gelen bu kişileri tanıyıp tanımadığını sorar. Zeyd de, bunlardan birinin babası diğerinin de amcası olduğunu söyleyerek tanıdığını ifade eder. Bu sefer Resûlullah Zeyd´e, dilerse babasıyla gidebileceğini, şayet isterse yanında kalabileceğini söyleyince, Zeyd, Resûlullah (s.a.s.)´in yanında kalmayı tercih eder. Peygamberimiz de Zeyd´i elinden tutarak Hicr denilen yere çıkarır ve: "Şahid olun, Zeyd benim oğlumdur. O bana mirasçıdır, ben de O´na mirasçıyım!" diyerek Zeyd´i evlat edindiğini ilan eder (İbn Sa´d, a.g.e., III, 40-42; İbn Hişâm, a.g.e., I, 247 vd.; el Askalânî, el-İsâbe fi Temyizi´s-Sahâbe, III, 24).
Zeyd b. Hârise, Muhammed (s.a.s.)´e risalet gelinceye kadar yanında kaldı ve Resûlullah, peygamber olur olmaz O´nun risâletini tasdik edip müslüman oldu, O´nunla birlikte namaz kıldı ve: "Onları babalarının isimleriyle çağırın..." (el-Ahzab, 33/5) meâlindeki ayet nazil oluncaya kadar "Muhammed´in oğlu" diye anıldı. Bu ayet-i kerimenin nüzulünden sonra Zeyd, Zeyd b. Hârise olarak çoğalmaya başlandı (İbn Hişâm, a.g.e., I, 247; İbn Sa´d, a.g.e., III, 42; el-Askalânî, a.g.e., III, 25).
Zeyd b. Hârise, Resûlullah (s.a.s.)´ın cefakâr dostlarından biriydi. Hemen hemen tüm sıkıntılı zamanlarında O´nunla birlikteydi. Nitekim, çevre kabileleri İslâm´a davet etmek kabilinden Tâif´e giden Rasûlüllah´ı yalnız bırakmamış, Tâiflilerin attığı taşlar Peygamber (s.a.s.)´e isabet etmesin diye kendi vücudunu siper etmiş ve başından çeşitli yaralar almıştı (İbn Sa´d, a.g.e., I, 212).
Müslümanlar Medine´ye hicret etmeye başlayınca, Zeyd b. Hârise de hicret etmişti. Resûlullah (s.a.s.), hicretten sonra Medine´de, ashabı arasında kardeşlik tesis ettiğinde, Zeyd´l-e Hamza b. Abdülmuttalib´i de kardeş ilan etmişti. Bu sebepten Hz. Hamza, Uhud günü şehadet şerbetini içmeden önce Zeyd´i kendisine vâsî tayin etmişti (İbn Nişâm, a.g.e., I, 505; İbn Sa,d, a.g.e., III, 44).
Zeyd b. Hârise; Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarıyla Hudeybiye Barışı ve Hayber fethinde de bulunmuştur. Resûlullah (s.a.s.), Müreysî gazasına çıktığı zaman kendisini Medine´ye vekil olarak bırakmıştı.
Bunun yanında Zeyd, komutan olarak da çeşitli seriyyelere katılmış ve üstün başarılar göstermiştir. Bu seriyyeler; Karede, Cemûm, el-Iys, et-Tarafa, Hisma ve Ümmü Kırfa´dır. Son olarak Mute Savaşı´na iştirak etmiş ve bu savaşta şehid olmuştur.
Resûlullah (s.a.s.), sancağı ilk önce Zeyd´e vermiş ve: "Şayet Zeyd şehid olursa, sancağı Câfer alsın, O da şehid düşerse, Abdullah b. Ravâha alsın" buyurmuştur. Bu üç sahâbî de Mute günü, kahramanca savaşarak Hakk´ın rahmetine kavuşmuşlardır.
Zeyd, şehid olduğu zaman 50-55 yaşları arasındaydı.
Resûlullah (s.a.s), bu üç kahraman dostunun şehadet haberini duyunca gözyaşlarını tutamayarak ağlamış ve onlar için: "Allah´ım; Zeyd´e mağfiret et! Allah´ım; Zeyd´e mağfiret et! Allah´ım; Zeyd´e mağfiret et! Allah´ım; Câfer´e mağfiret et! Allah´ım; Abdullah b. Ravâha´ya mağfiret et!" diyerek dua etmiştir (İbn Sa´d, a.g.e., III, 45, II, 86-90 ve 128-129; el-Askalânî, a.g.e., III, 26).
Zeyd, birkaç hanımla evlenmişti ki, bunlardan biri de Zeyneb bint Cahş´tır. Bir diğeri, Ümmü Külsüm bint Ukbe. Zeyd ondan boşanıp Dürre bint Ebî Leheb ile evlendi. Sonra onu da boşayarak Hind bint el-Avuâm (Zübeyr b. el-Avvâm´ın kız kardeşi) ile evlendi. Sonunda, Peygamber (s.a.s.), Zeyd´i, dadısı ve aynı zamanda cariyesi Ümmü Eymen´l-e evlendirdi. Ashâbın ileri gelenlerinden biri olan Üsâme, işte bu hanımdan dünyaya geldi (İbn Sa´d, a.g.e., III, 45; el-Askalânî, a.g.e., III, 25).
Zeyd b. Hârise; kısa boylu, çok esmer ve basık burunlu idi (İbn Sa´d, a.g.e., III, 44).
Kayıtlı
Konuyu Paylaş:
كنج مسلمان
WebMaster
İleti: 6032
Karma: +139/-9
Site emanetçisi
Ynt: zeyd bin harise
«
Yanıtla #1 :
11 Temmuz 2009, 12:28:22 »
emeğinize sağlık
Kayıtlı
www.karatopcularmefrusat.com
www.denizliperdeci.com
,
مجاهد
İleti: 704
Karma: +14/-0
Ynt: zeyd bin harise
«
Yanıtla #2 :
19 Temmuz 2009, 15:45:11 »
Kayıtlı
چلبى
Mütalaacı
İleti: 351
Karma: +4/-0
Ynt: zeyd bin harise
«
Yanıtla #3 :
27 Ağustos 2009, 17:55:59 »
kardeş....
Kayıtlı
''Bu hayat ve bu dünya bizi kovmadan evvel ve “Haydi dışarıya!” demeden, biz kemâl-i izzetle, Allahaısmarladık deyip izzetimizle bu fâni zevklerimizi bırakmalıyız.'' (Emirdağ Lâhikası)
NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler
Yazdır
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
« önceki
sonraki »
Seo4Smf Tagleri:
NurunYolcusu.com Forum “Risale-i Nur’dan yazdığınız ve yazmakta olduğunuz harflerin sayısınca, Allah’ın selamı ve rahmeti ve bereketi üzerinize olsun!”
»
İslami Konular - اسلامي قونولر
»
Yeryüzünün Yıldızları - ير يوزينڭ ييلديزلري
»
zeyd bin harise
GoogleTagged - Etiketler
hubb