Gönderen Konu: Yüz Yılın alt Yapı Projesi  (Okunma sayısı 291 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 6032
  • Karma: +139/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Yüz Yılın alt Yapı Projesi
« : 17 Temmuz 2010, 23:51:32 »

NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler




Yüz Yılın alt Yapı Projesi

Yazıma yüzyılın alt yapı projesinin ne olduğunu anlatmakla başlayayım.Türkiye’mizin güzel şehirlerine aday olan Denizli’de  başlatılmış alt yapı projesidir. Kimi yerlerde kanalların daha büyük kanallarla yer değiştirmesi kimi yerlerde var olan alt yapının değişmesi ile oluşan projedir.

Geçen yağdırılan metre kareye 62 kilogram yağmur ile herkesin mükemmel proje diye nitelendirdiği alt yapı birden alt yapı çöktü , yüz yılın faciası gibi başlıklarla anıldı.Acaba gerçekten alt yapı mı ? şuçlu idi yazımının sonunda  siz okurlara bırakıyorum.

Şimdi şöyle uzanalım öncü, lider, avrupalı, dediğimiz bir ülkeye İngiltere’ye  alt yapılarından kamyonların ve tırların ve hatta kanalizasyonlarda film çevirdiklerini biliyoruz ve ingiliz bir yazarın köşesinden bir parça alıntı ile özetleyelim inşAllah

“İngiltere’de “sel” hayatı felç etti. Bir haftadır yağan yağmur, İngiltere’de hayatı olumsuz etkilerken “din adamları”ndan ilginç bir açıklama geldi. Church of England Kilisesi Piskoposları şöyle diyor: “Seller dünyanın ahlâksızlığa batmış olmasından dolayı Allah’ın verdiği cezadır.” Durun bitmedi, devam ediyorlar: “Batı tarzı yaşamla İncil’in doğrularından sapıldı... Her ne kadar doğal afetler masum insanlara zarar veriyor olsa da bunların sebebi dünyanın gittikçe İlâhî değerlerden sapması...” Hatta, Carlise Bölgesi Piskoposu, daha önce pek çok kişinin evsiz kalmasına yol açan fırtınaların başlıca sebebini söylerken, detaylandırıyor: “Batı medeniyeti İncil’deki öğretileri dışladı. Eşcinsel evlilikler de bunlardan biri.” Liverpool Piskoposu James Jones da: “Artık doğal afetler ve felâketler Allah’ın bir cezası olarak görülmüyor. Ancak aksine Allah bu şekilde bize neyin doğru olduğunu hatırlatıyor. Ne ekiyorsak onu biçiyoruz” diyor.

Şimdi dönelim ülkemize be  sözleri eğer ülkemizde söylemiş olsaydık, sadece “gerici”lik damgası yemez, üstüne üstlük bir de “hapis” cezasıyla ödüllendirilirdik(!). Ahlâksızlık mikrobu bizim ülkemizde de adeta teşvik ediliyor. Televizyon yayınlarında, özellikle yaz mevsiminin girmesiyle birlikte, “özendiriliyor.” Ana haber bültenleri “plaj bültenleri”ne dönüştü. Bu haberleri görünce, bazan bırakın “sel”i, başımıza nasıl taş yağmıyor diye hayret ediyorum.

Birde Üstad Bediüzzaman Hazretlerine dönelim ne söyluyor bizlere; ” Şeytanın mühim bir desisesi: İnsana kusurunu itiraf ettirmemektir. Tâ ki, istiğfar ve istiâze yolunu kapasın. Hem nefs-i insaniyenin enaniyetini tahrik edip, tâ ki, nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin; âdeta taksirattan takdis etsin. Evet şeytanı dinliyen bir nefis, kusurunu görmek istemez; görse de, yüz tevil ile tevil ettirir.

وَ عَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ {

sırriyle: Nefsine nazar-ı rıza ile baktığı için ayıbını görmez. Ayıbını görmediği için itiraf etmez, istiğfar etmez, istiaze etmez; şeytana maskara olur. Hazret-i Yûsuf Aleyhisselâm gibi bir Peygamber-i Âlîşan, اُبَرِّئُ نَفْسِى اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ اِلاَّ مَا رَحِمَ رَبِّىوَمَا  (Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis daima kötülüğe sevk eder. (Yusuf Sûresi: 12:53.))dediği halde, nasıl nefse itimad edilebilir? Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiaze eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, afva müstehak olur.”

Acaba bu yağan yağmurlar çakan şimşekler bir ustanın çırağının eksik vazife görmesinden dolayı maaşını kesmesi daha da ilerisi işten atılması gibi…..

Her saat ,her dakika, her saniye uyarılıyoruz ! Ama anlamak isteyen  görmek isteyenler anlıyor malasef..
Suç Alt Yapıda mı ? yoksa BİZDE Mİ ?

Selam Ve Dua ile                            fakir-i bi çare  genc_musluman  ::xgul::
Konuyu Paylaş:
  digg  facebook  twitter  google  google

Çevrimdışı عباس

  • Mütalaacı
  • *
  • İleti: 1326
  • Karma: +20/-3
Ynt: Yüz Yılın alt Yapı Projesi
« Yanıtla #1 : 18 Temmuz 2010, 00:41:08 »
güzel insan bilirim ki başımıza gelen musibetler bizim için esasen bi ihtar niteliğindedir Risale-i Nurlardan aldığımız derslerden bunu öğrendim.  :elh:

Hem madem söz denizliden açıldı denizli ile alakadar bi çarpıcı bilgide ben vereyim :inşAllah:
şehrim malesef gecen yıl ülkemizde en çok boşanma olayının yaşandığı şehir ünvanını istatistiklerin açıklanması sonucu ele geçirdi.. malesaf ki boşanmak Allah'ın sevmediği bi hadise ama memleketimde ki insanların refah seviyesi arttıkca özellikle aile içi ilişkilerde sıkıntılar artmakta ve eşler malesef yarını düşünmeden mahkemelerde soluk almaktadırlar  :agli:

yazılarım arasında bitti ve gittin isimli yazımda da gördüğüm umumi bi sıkıntıyı beyan etmiştim..

esasen daha çok şeyler yazıla bilir lakin şu an umredeyim mübarek belde Mekke'de yim hepinize bol dua ederim selam
ve selametle  kalınız  :inşAllah:


çaylar  ::cay:: ::cay:: ::cay:: zemzem yerine sitede bunu ikram edebiliyom kusura bakmayın denizliye dönünce inşallah hepinizi beklerim

 ::gul1:: ::xgul::

Aldanma insanların samimiyetine
Menfaatleri uğruna gelirler vecde
Cenneti vaad etmeseydi eğer
Allah'a bile etmezlerdi secde..
Mehmet Akif Ersoy

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 6032
  • Karma: +139/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: Yüz Yılın alt Yapı Projesi
« Yanıtla #2 : 18 Temmuz 2010, 15:56:52 »
 :rıza: muhterem dua ile  ::cay::

NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler

Seo4Smf Tagleri: