| 24 Temmuz 2008, 12:51:06 |
گنچ مثلما ن
WebMaster
Karma: +66/-2
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1856
Site emanetçisi
Durumum:
|
 |
« : 24 Temmuz 2008, 12:51:06 » |
|

Uzun yıllar tahsîl görmüş, ilim öğrenmiş kişiler hakkında “mürekkeb yalamış” denir. Bu deyim bize matbaadan evvelki zamanların el yazması kitapları ve hattatları; yahud müstensihlerinden yâdigârdır. El yazması kitapların sayfaları hazırlanırken, pürüzleri kaybolsun ve kalemin kayganlığı sağlansın diye parşömenlerin üzeri “ahar” denilen bir tür sıvı ile cilâlanır, ardından da mührelenir imiş.
Ahar, yumurta akı ve nişasta ile hazırlanan muhallebi kıvamında bir hamule olup kâğıt üzerinde bir tabaka oluşturur. Kitap kurtlarının pek sevdiği ahar, aslında, suyu görünce hemen erir. Aharın bu özelliğinden dolayı eski zamanların hattatları yahud kopya usûlü kitap çoğaltan zanaatkârları, yani müstensihler, bir hata yaptıkları vakit onu silmek için serçe parmaklarının ucunu ağızlarında ıslatıp hatalı hat veya kelimenin üzerine sürerler, böylece zemindeki ahar dağılır ve aharla birlikte hata da kendiliğinden kaybolur gidermiş.
Bazen bütün bir cümlenin silinmesi gerektiğinde aynı işlemi tekrarlamak gerekir, hattatın serçe parmağına gelen mürekkeb, ister istemez diline geçer, böylece hattat mürekkebi yalamış olurmuş.
Mürekkeb, bezir isinden hazırlandığı için suda çözülmesi tabiîdir. Bu yüzden el yazması eserler asla su ve türevleri ile temas ettirilmez. Ancak, kitap henüz yazılma aşamasındayken mürekkebin bu özelliği hattatların işine yarar, gerek divitlerinin ucunda kalan mürekkeb lekelerini gidermek ve temizlemek, gerekse sayfaya küçük bir tırfil yahud imlâ koymak için diviti tekrar mürekkebe bandırarak israf etmek yerine, ucunu dillerine değdirir ve oradaki mürekkebin çözülüp kullanılmasını sağlarlarmış. Bu durumda da dillerinin mürekkeb olması, yani mürekkebi yalamış olmaları kaçınılmazdır. Sonuçta eskiler, bir insanın yaladığı mürekkeb mikdarınca ilminin ziyâdeleştiğini varsayarlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
|l|lllll|lll||ll||lll ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³
¢σρуяιgнт © 2008 ﻮєภç_๓üรlü๓คภ нєя нαккı ѕαкℓı∂ıя.
! тαкℓιтℓєя∂єη ѕαкıηıη !
|
|
|
| 24 Temmuz 2008, 20:33:40 |
KaRaNLıK
(: _AdMiNCik_ :)
Admin
Karma: +35/-0
Online
Mesaj Sayısı: 815
Ses Ver EyResul! Yanıyor alem,aşkınla aşkda yandı!
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #1 : 24 Temmuz 2008, 20:33:40 » |
|
Çok güzel ,emeğinize sağlık, Allah Razı Olsun...
|
|
|
|
|
Logged
|
İçim hazin hazin, sorarlar derdin nedir? aşk derim bilmezler! Dilimde bin vuslat, sorarlar vuslat nedir? aşk derim bilmezler!
|
|
|
| 24 Temmuz 2008, 22:20:29 |
|
Edirne
|
 |
« Yanıtla #2 : 24 Temmuz 2008, 22:20:29 » |
|
Emeğinize sağlık...
|
|
|
|
|
Logged
|
Her günah içinde küfre giden bir yol vardır...
|
|
|
| 29 Temmuz 2008, 19:27:13 |
hatice
Karma: +1/-0
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 115
DÜNYA MADEM FANİ, ÖMÜR KISA, HEM YAPILACAK LÜZUMLU
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #3 : 29 Temmuz 2008, 19:27:13 » |
|
eskiden divit ve hokka ile yazı yazılan dönemlerde, herkesin okuma yazması yokmuş ve halka göre biraz daha kültürlü olan kişiler yazıp çizermiş. bilindiği gibi, divit hokkanın dışında biraz dursa üzerindeki mürekkep kurur. mürekkep ziyan olmasın diye her kuruduğunda hokkaya batırmaktansa, dilinin ucu ile ıslatırmış yazarlar kalemlerini. bu divitlerden bulaşan mürekkepler de, yazarların dillerinde ve dudaklarında mürekkep lekesi kalmasına neden olurmuş.
o nedenledir ki, bu kişiler halk arasında, çarşı pazarda görüldüklerinde, diğer insanlar ile aralarındaki fark anlaşılırmış kolayca. mürekkep yalamış deyimi de, o zamanlardan kalmış günümüze.
|
|
|
|
|
Logged
|
HER ŞEY ÇOK AMA ŞÜKÜR YOK
|
|
|
| 30 Temmuz 2008, 20:34:28 |
گنچ مثلما ن
WebMaster
Karma: +66/-2
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1856
Site emanetçisi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #4 : 30 Temmuz 2008, 20:34:28 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|l|lllll|lll||ll||lll ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³
¢σρуяιgнт © 2008 ﻮєภç_๓üรlü๓คภ нєя нαккı ѕαкℓı∂ıя.
! тαкℓιтℓєя∂єη ѕαкıηıη !
|
|
|
| 31 Temmuz 2008, 14:22:34 |
metehan.hamza
moderatör
Karma: +29/-0
Online
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 573
C* OSMANLI FEDAİ'Sİ C*
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #5 : 31 Temmuz 2008, 14:22:34 » |
|
mürekkbin tadına doyum olmaz..... 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 07 Ağustos 2008, 13:07:03 |
muhabbet fedaisi
Karma: +5/-3
Offline
Mesaj Sayısı: 303
HİÇBİR ZAFERE ÇİÇEKLİ YOLLARDAN GİDİLMEZ!...
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #6 : 07 Ağustos 2008, 13:07:03 » |
|
Sonuçta eskiler, bir insanın yaladığı mürekkeb mikdarınca ilminin ziyâdeleştiğini varsayarlar.
Allah Allah.. çok güzelmiş..Allah razı olsun..mürekkebin zihni açdığını duymuşdum..
|
|
|
|
|
Logged
|
Ruhum Sana feda olsun Ya Rasulallah!!
|
|
|
| 07 Ağustos 2008, 17:22:28 |
|
Bad-ı Saba
|
 |
« Yanıtla #7 : 07 Ağustos 2008, 17:22:28 » |
|
 çok güzel
|
|
|
|
|
Logged
|
Ruh-u beşer için en haLiS sürur ve KaLb-i inSan içiN eN sAfi seVinç o MuhabbetuLLah içindeki Lezzet-i ruhaniyedir...
|
|
|
|