Nurunyolcusu.Com Reklam Alanı

Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı
Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin
  NurunYolcusu.com “Risale-i Nur’dan yazdığınız ve yazmakta olduğunuz harflerin sayısınca, Allah’ın selamı ve rahmeti ve bereketi üzerinize olsun!”  > Risale-i Nur Mütalaası ve kısa kısa dersler . . . > Ahmet Husrev AltınBaşak > Ahmed Hüsrev'in fıkrasıdır 1
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ahmed Hüsrev'in fıkrasıdır 1  (Okunma Sayısı 166 defa)
10 Haziran 2008, 18:56:30
metehan.hamza
moderatör
*

Karma: +29/-0
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 572


C* OSMANLI FEDAİ'Sİ C*



Durumum:

« : 10 Haziran 2008, 18:56:30 »

Ahmed Hüsrev'in fıkrasıdır.

Sevgili Üstadım,

Aktâb-ı Hamse-i Azîmenin birincisi ve Gavs-ı Âzam namıyla müştehir Şeyh-i Geylânî Hazretlerinin, şimdiki Kur'ân'ın hâdimlerine bakan kasidesindeki ihbârât-ı gaybiye-i mühimmeyi hâvi, kıymettar risaleyi kardeşlerime ve dostlarıma okudum.

Ve inşaallah fırsat buldukça yine okuyacağım. Rahatsızlığım, bir suretinin takdimine fırsat bahş etmediği gibi, Otuz İkinci Sözün Birinci ve İkinci Mevkıflarından da üç-dört sayfadan daha fazla yazmaklığıma mâni oldu.

Sevgili Üstadım, o büyük Şeyhin mazhar olduğu o büyük tecellî ve nâil olduğu o büyük eltâf-ı Sübhâniye ile sekiz yüz senelik mesafeyi gören ve bu müddet arasında gelip geçenlere ve bugünün dehşetini ehl-i zevk ve keşfe gösteren, yazılarındaki o derin ve pek ince mânâlar, idrak edebildiğim kadarını düşünürken, ehl-i gafletin nazarından saklanmış olan ve fakat ehl-i hakikatin görmesine mâni olmayan maziyi hatırladım. Ve bu risalenin feyziyle mücahede-i mâneviyenizden ve etrafınızda toplanmış olan fedakâr, mücahid talebelerinizden ve mâruz kaldığınız mühlik felâketlerden ve nâil olduğunuz, bu kadar azîm eltâf-ı İlâhiyeden başlayarak, Şâh-ı Geylânîye kadar ve ondan Asr-ı Saâdete kadar uzanan o uzun zamanı hayalen gezdim. O büyük Gavsın sekiz yüz sene evvel ilân ettiği bu hakikatin karşısında hayran oldum. O büyük Şeyh, eski Said gibi bir müridle, yeni Said gibi bir ders arkadaşıyla konuşuyor. Ve konuşmaya da zaman ve mekân mâni olamıyor-ister arzın öbür tarafında olsun, ister semâvâtın en uzak köşelerinde olsun, ister Hazret-i Âdem Safiyyullah zamanında dünyaya vedâ etmiş olsun...

İşte bu muhavere neticesinde bu ihbârât-ı gaybiyeyi ve acîbeyi sekiz-on sene evvel öğrenmiş ve şimdi de talebelerinize ders veriyorsunuz. Bu hizmette temayüz eden arkadaşlarınıza irâe ederek, her hususta sitayişe lâyık Hulûsi'yi ve ona refik olacak bir kabiliyette bulunan mütevâzi Sabri'yi ve hizmet ve gayretleriyle sadıkane çalışan Süleyman ve Bekir Ağa gibi talebelerinize işaret eyliyorsunuz. Ve bu küçük cemaatin istinadgâhı olan azîm cemaatlerin himmetlerini ve bu cemaatların içindeki nuranî simaları tanıttırdığınız gibi, Şâh-ı Geylânî zamanındaki Hülâgû vak'asıyla da zamanımızın riyakâr münafıklarına ve bu münafıkların re'skârlarına hitap ederek "Yakın bir istikbalde kahhâr bir el, size cezanızı tamamen vermekle mâsumların intikamını alacaktır" diyorsunuz. Bu hakikatler, gösterilen dokuz-on delille ispat edildikten sonra, bu risale-i şerife ile ilân ediliyordu.

Sevgili Üstadım, Hulûsi Beyin bir fıkrasında söylediği gibi, ben de diyorum ki: Kur'ân'ın feyziyle açtığınız bu cadde-i nuraniyede acz ve fakr kanatlarıyla tayeran ederken, ne büyük harika kerametlerle karşılaşıyorsunuz! Ve ne azîm hâdisât-ı acibeye şahit oluyorsunuz! Kimbilir, daha neler göreceksiniz. Ve mazhar olduğunuz bu inayetlerden bizleri de hissedar ederek, vazifemizde her an gayret ve ciddiyet tavsiye ediyorsunuz.

İşte sevgili Üstadım, bu kadar ikram-ı İlâhî karşısında bir taraftan kulluk edemediğim için gözlerim yaşarıyor. Kalbim ağlıyor. Diğer taraftan da bârgâh-ı Samediyete affolunmaklığım için yalvarırken, bîhad ve bîhesab minnet ve teşekkürlerimi takdim ediyorum. Ve sevgili Üstadıma ve muhterem fedakâr kardeşlerime muvaffakiyet ve selâmetler ihsan edilmesi için duagû oluyorum, kıymettar Üstadım Efendim Hazretleri.

Günahkâr talebeniz Ahmed Hüsrev
Logged

12 Haziran 2008, 23:58:12
lutuf
*

Karma: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 33



Durumum:

« Yanıtla #1 : 12 Haziran 2008, 23:58:12 »

Allah razı olsun
Logged
13 Haziran 2008, 09:08:07
Edirne
*

Karma: +7/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 458




Durumum:

« Yanıtla #2 : 13 Haziran 2008, 09:08:07 »

Allah razı olsun...
Logged

Her günah içinde küfre giden bir yol vardır...
13 Haziran 2008, 18:29:36
metehan.hamza
moderatör
*

Karma: +29/-0
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 572


C* OSMANLI FEDAİ'Sİ C*



Durumum:

« Yanıtla #3 : 13 Haziran 2008, 18:29:36 »

Şu fıkra Hüsrev'in mektubundandır.

Sevgili ve muhterem Üstadım,

Sözlerinizin (yani risalelerinizin) herbiri birer derya-yı azîmdir. Sözlerinizden pek çok feyz alıyorum. O kadar ki, okudukça tekrar etmeyi istiyorum. Ve tekrarında duyduğum İlâhî bir zevki tarif edemeyeceğim. Bugün Sözlerinizden değil hepsini, bir tanesini alan insafla okursa, hakkı teslime ve münkir ise gittiği yolu terke, fâsık ise tevbeye mecbur olacağına kat'iyen ümitvârım.


Hüsrev
Logged

14 Haziran 2008, 12:42:15
SeYYaH
*

Karma: +10/-1
Online Online

Mesaj Sayısı: 615


İslamın bir hakikatine bin ruhum feda olsun...



Durumum:

« Yanıtla #4 : 14 Haziran 2008, 12:42:15 »

 Allah razı olsun
Logged

  • Kilitlere sığmaz bizim andımız
    Gökyüzü nerdeyse orda biz varız
    Yoksulluk çölüne müjde salarız
    Zamanlardan taşar bizim sevdamız
14 Haziran 2008, 18:19:38
گنچ مثلما ن
WebMaster
*

Karma: +66/-2
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1856


Site emanetçisi


WWW
Durumum:

« Yanıtla #5 : 14 Haziran 2008, 18:19:38 »

Allah razı olsun kardeşim
Logged

|l|lllll|lll||ll||lll
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³

¢σρуяιgнт © 2008
ﻮєภç_๓üรlü๓คภ нєя нαккı ѕαкℓı∂ıя.

! тαкℓιтℓєя∂єη ѕαкıηıη !

21 Haziran 2008, 23:22:22
KaRaNLıK
(: _AdMiNCik_ :)
Admin
*

Karma: +35/-0
Online Online

Mesaj Sayısı: 815


Ses Ver EyResul! Yanıyor alem,aşkınla aşkda yandı!



Durumum:

« Yanıtla #6 : 21 Haziran 2008, 23:22:22 »

gul vazifemizde her an gayret ve ciddiyet tavsiye ediyorsunuz.  gul

Hakkıyla Vazifelerimizi Yerine Getiririz İnşallah.
Allah Razı Olsun. Emeğinize Sağlık.
Logged

www.nurunyolcusu.com
ஐ◄███▓▒░░ Derdimiz Dinimiz, Çaremiz İse Derdimiz░░▒▓███►ஐ

İçim hazin hazin, sorarlar derdin nedir? aşk derim bilmezler!
Dilimde bin vuslat, sorarlar vuslat nedir? aşk derim bilmezler!

23 Haziran 2008, 15:25:41
SeYYaH
*

Karma: +10/-1
Online Online

Mesaj Sayısı: 615


İslamın bir hakikatine bin ruhum feda olsun...



Durumum:

« Yanıtla #7 : 23 Haziran 2008, 15:25:41 »

 Amin inşAllah
Logged

  • Kilitlere sığmaz bizim andımız
    Gökyüzü nerdeyse orda biz varız
    Yoksulluk çölüne müjde salarız
    Zamanlardan taşar bizim sevdamız
24 Haziran 2008, 00:53:49
SAHRA
*

Karma: +5/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 225




Durumum:

« Yanıtla #8 : 24 Haziran 2008, 00:53:49 »

Alıntı
İşte sevgili Üstadım, bu kadar ikram-ı İlâhî karşısında bir taraftan kulluk edemediğim için gözlerim yaşarıyor. Kalbim ağlıyor. Diğer taraftan da bârgâh-ı Samediyete affolunmaklığım için yalvarırken, bîhad ve bîhesab minnet ve teşekkürlerimi takdim ediyorum. Ve sevgili Üstadıma ve muhterem fedakâr kardeşlerime muvaffakiyet ve selâmetler ihsan edilmesi için duagû oluyorum, kıymettar Üstadım Efendim Hazretleri.

Diyecek söz yok bu leafetin üzerine gul

Allah razı olsun inş çok güzel bir paylaşım. gul
Logged

Ölüm ak bir kundak cansız bedene

Ölüm kuş rahatlığında bir hafiflik (mi?)

Ölüm kınalı bahar kokulu bir gelin(vuslata hazır)

Ölüm canda yok olup cananı bulmaktır

Ölüm kara toprakla hemhal olup filizlenmektir

Ölüm sevdalıların fırakını vuslata çeviren

sonsuzluğa geçiş tüneli

Ölüm kevser şarabında boğulup yok olmaktır.

Ölüm öyle masumane bir  gül ki koklayanı ebedi

diriltir

Ve ölüm rahmandan kuluna bir merhamettir huzur-u davetine
25 Haziran 2008, 17:36:43
metehan.hamza
moderatör
*

Karma: +29/-0
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 572


C* OSMANLI FEDAİ'Sİ C*



Durumum:

« Yanıtla #9 : 25 Haziran 2008, 17:36:43 »

Hüsrev'in bir fıkrasıdır.

Aziz Üstadım,

Yüksek ve ciddî irşadlarınızla adım atmayı en büyük bir maksat bilen talebeleriniz, son zamanlarda şâyân-ı şükran bir vaziyete girdiler. Hulusi-i Sâni, beş-on arkadaşıyla; Hâfız Ali, civarındaki yirmi-yirmi beş arkadaşıyla; Mübarekler, otuz-otuz beş refikleriyle ve bilhassa Hacı Hafız Köyünde Ahmedler ve Mehmed'lerin çok hâlis gayretleriyle umumiyet itibarıyla, hem hiç mübalâğasız bin kalemle, belki daha fazla, en geride kalan Isparta'da ise kahraman Rüşdü'nün ve risaleleri kendine tamamen yazan Mehmed Zühtü'nün ve Küçük Ali'nin ve Osman Nuri gibi faal talebelerin gayret ve himmetleriyle otuz ile kırk arasında, hattâ bir cihette mümtaziyet kazanan Mehmed Zühdü'nün Küçük Hâfız Ali gibi hem Risaletü'n-Nur'u yazarak hem kendi evinde yüz elli kadar çocuğu serbest olarak üç aydanberi okutmasıyla ve civarında diğer köylerde bulunan on beş yirmişer arkadaşlarıyla talebeleriniz, Kur'ânî hizmetlerinde gayretli bir surette çalışmaktadırlar. Mübareklerin yazdıkları gibi, dört köyde dört ay zarfında, elifba okumayan kırkelli adam, Risaletü'n-Nur'u mükemmel yazmaya muvaffak olmaları harika bir keramet-i Risaletü'n-Nur olduğuna kanaatimiz geldi.

Risale-i Nur şakirtlerinden Hüsrev


Sikke-i Tasdik-i Gaybî
Logged

29 Haziran 2008, 20:15:45
metehan.hamza
moderatör
*

Karma: +29/-0
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 572


C* OSMANLI FEDAİ'Sİ C*



Durumum:

« Yanıtla #10 : 29 Haziran 2008, 20:15:45 »

Hüsrev'in bir fıkrasıdır.

Sevgili, muhterem Üstadım, kıymettar Üstadım,

Bekir Ağayla gönderdiğiniz mektuptan duyduğum süruru tarif etmek, benim gibi âciz bir talebenin ne lisanı ve ne de kaleminin haddi değildir. Sevincimden mektubunuzu takbil ediyor, ruhum sizinle yaşadığı halde, cismen uzak bulunduğumuzdan ağlıyordum. Zaman oluyor ki, gözlerimden dökülen yaşları yazı yazmak veyahut risaleleri okumakla teskin edebiliyordum. Zaman oluyor, kalbim mütemadiyen ağlıyor, ah sevgili Üstadım. Sizden pek büyük istirhamım budur ki, beni affediniz. İki-üç seneden beri dünyayı sevmez olduğum halde kurtulamadığımdan çok müteessirim. Issız sahralar, susuz çöller, ruhumun birer meskeni oluyor. Hayalen oralarda dolaşıyorum. Güya birşey arıyorum.

Evet, birşey arıyorum. Heyhât, aradığım hem çok yakın, hem çok uzak görünüyor. Bilmiyorum, daha ne kadar zaman bu hal içerisinde çırpınacağım. Evet, yine pek çok müteşekkirim. Nasıl teşekkürüm hadsiz olmasın? Henüz bir sene oldu; iki gece birbiri üstüne gördüğüm iki rüya-yı sadıkada, temelleri atılmakta olan büyük bir gülyağı fabrikasının kâtipliğine tayin edilmiş ve işe mübaşeret etmiştim. Bu rüya tarihinden iki ay sonra risaleleri yazmaya başladım. Ve bilhassa Yirmi Sekizinci Mektubun Yedinci ve Sekizinci Meselelerinde, hizmetimizin makbuliyeti ve rıza-i İlâhî dahilinde olduğu pek açık bir lisanla yazılması, âciz talebenizi de dilşâd etmiş bulunuyor. Sevgili Üstadım, Allah sizden ebeden razı olsun.


BARLA LAHİKASI
Logged

11 Temmuz 2008, 18:06:03
metehan.hamza
moderatör
*

Karma: +29/-0
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 572


C* OSMANLI FEDAİ'Sİ C*



Durumum:

« Yanıtla #11 : 11 Temmuz 2008, 18:06:03 »

eser sonlarında BEDİÜZZAMAN HZ.'nin ,Hüsrev Efendi Üstadımıza yapmış olduğu duanın suretidir....

Logged

12 Temmuz 2008, 22:36:10
muhabbet fedaisi
*

Karma: +5/-3
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 303


HİÇBİR ZAFERE ÇİÇEKLİ YOLLARDAN GİDİLMEZ!...



Durumum:

« Yanıtla #12 : 12 Temmuz 2008, 22:36:10 »

 amin binlerle  amin
 Allah razı olsun
Logged



Ruhum Sana feda olsun Ya Rasulallah!!
30 Temmuz 2008, 00:00:20
metehan.hamza
moderatör
*

Karma: +29/-0
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 572


C* OSMANLI FEDAİ'Sİ C*



Durumum:

« Yanıtla #13 : 30 Temmuz 2008, 00:00:20 »

bunu bile değiştirenler var yaw... mesela demişler ki......

bu mecmuayı bastıranları cennetül firdevsinde.......... diye devam ediyor...  laugh

ayıp yauffff..
Logged

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Rengli Theme By Burak & Forum
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!