Bir dokunuş uzanır nağmelerin kulağına doğru
Ve kalem harakete geçer kelamların dizilişine
Bir fısıltı çöker dizelerinize sus ve sadece yüreğindeki nağmelere kulak ver
Bak onlar yıldız misali birer birer düşer gönül sayfana sadece dinle.
SAHRA
Narından nuruna demlenme zamanı
Aşk yanıp kavrulmak ise ben ona talibim
Şükür için yok olmak gerekirse yok olmalıyım
Külümü senin narına at ki korunda yanmaya devam edeyim
Rüyana dalıp ölmekse gaye beni uyartma o uykudan
Ahh çektiğim hasreti sen olan nefesime huu yu üfle
Bakışımdaki nazar senin bakışlarında giz olanım
Bir yanımı kor gibi saran narına kurban olduğum
Diri sensin bense sende mevta
İlmin sırrına vakıf eyle bu aciz bi çareyi
Ruhumun sonsuz süruru sana aşığım
SAHRA
Bugün garip bir ses işitiyorum.
Aşktan yana ruhumu teslim ediyorum
Bir kadeh sunuyor içinde sadece aşkı nar var
İçmeye doyamıyorum
İçtikçe susuyorum
Avazım çıktığı kadar susmalıyım ve içmeliğim sarhoşluğun demine vurmalıyım.
Bugün demlenmeli, sevdiğimin seslerine dalıyorum.
Ağyar olanlar kapının arkasındalar, rayiha kokusuna kurban olduğum gönül hanemde otağ kurdu..
SAHRA
Bugün kafasına göre takılıyor heceler sözlere hükmedercesine..
Dinlemeyen hükümsüz çarpık çizgilerden bir labirent
Ortasında sadece bir nokta kol geziyor
Bir aşağı bir yukarı yolculuk var zamana doğru
SAHRA