Gönderen Konu: Sen yazıcımısın? (Sorular ve Cevapları 02)  (Okunma sayısı 642 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı عباس

  • GönülDostları
  • *
  • İleti: 1326
  • Karma: +20/-3
Sen yazıcımısın? (Sorular ve Cevapları 02)
« : 14 Ağustos 2010, 17:06:50 »

NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler






Sen yazıcımısın?


Yazıcı deyince benim aklıma ilk olarak, bilgisayar makinasının yanında bulunan bilgisayardan komut verilince çıktı almamızı sağlayan makinelar aklıma geliyor. Kendime bakıyorum da hiç böyle bir makineye de benzemiyorum demekki ben yazıcı değilim.

Ben Risale-i Nurlara talebe olmaya çalışıyorum. Risale-i Nur Külliyatı beş bin küsur sayfadan oluşur, içinde yazıcı – okuyucu diye bi ayrım yoktur. Risale-i Nur talebesinin tarifi vardır, o da bi tanedir. On tane tarifi yoktur.  “Yazanların şevklerini kırmak” diye bi tabir vardır. Risale-i Nurları orjinal hali olan osmanlıca yazdığım için o benim bir vasfımdır hariçten insanlar bana yazıcı tabirini kullanabilirler ama ben Risale-i Nurlara talebe olmaya çalışıyorum.  Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bizlere; farzları yerine getirin, kebairi terk edin, tesbihatı yapın diye tavsiyede bulunuyor.

Büyük imam İmamı Şafi Hazretleri “ben talebei ulumun rızkına kefilim” diyor. Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri ise bir adım daha öne giderek “ben Risale-i Nur talebelerinin iman ile kabre girmesine kefilim” diyor.

Günümüz ahirzaman her türlü günahın açıktan işlendiği, değişik günahların ayyuka çıktığı bi zaman, bu zamanda iman ile kabre girebilmek büyük bir meseledir. Ebedi hayatımızı kurtarmak ve en önemlisi Cenabı Hakkın rızasını kazanabilmek için iman ile kabre girebilmemiz lazımdır. Bunun içinde iman ve Kurana talebe olabilmemiz lazımdır. Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Risale-i Nur Külliyatı içinde Risale-i Nurlara talebe olabilmenin şartı olarak “Risale-i Nur'a intisap eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, "Risale-i Nur talebesi" ünvanını alır” demektedir.

Evet nasılki askere giden birisi asker elbisesini giymekle asker adını alıyorsa; nöbetini tutar, eğitimini, talimini yaparak görevlerini yerine getirmekle tam bir asker oluyorsa bizler dahi kelimei tevhit ile müslüman oluyoruz. Farzları yapıp kebairden kaçınmakla sünneti ve vacipleri yerine getirmekle mü’min olmalıyız.
Bize verilen hayatı iman ile doldurmalı emaneti sahibine öyle teslim etmeliyiz. Asker elbisesini yiyen asker vazifesini yapmazsa komutanından ceza alacağı gibi bizlerde vazifemizi layıkıyla yerine getirmezsek bizlerde ceza alırız.

Üstadımız Risale-i Nur Külliyatı içinde yazının dünyevi ve uhrevi faydalarını sayıyor. Yazanlara iman ile şehit olarak kabre girme müjdesi veriyor. Ayeti kerimede mealen “Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin; hayır onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz.” (2/154) diyor.

Peygamberlerle şehitler arasında bir derece var. Peygamberlerden Peygamberlik rütbesi söküldüğünde şehitlerle aynı makama gelirler.
Cennet ehli cennete girdiğinde; cennet ehlinin içinde şehitler el kaldırıp söz isterler. Cenabı Allahla konuşurlar. Sonra yeniden söz isterler bu söz isteme onların Allah’la konuşmaktan gelen bi üstünlükten dolayıdır. Üstadımız diyor ya “Bir kez Allah’ı görmek bin sene cennetin lezzetinden daha evladır” diye tüm cennet ehli içinde Allah’la konuşmuş olmanın verdiği üstünlük onlar için büyük bir feyz ve mutluluktur.

Üstadımız bize yazıyı emir ederken bizlere diyor ki; ben bunu kendimden emretmiyorum. Ben alim isem Allah Rasülünün şu hadisi şeriflerinden de anlıyor isem “Mahşerde alimlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla muvazene edilir, o kıymette olur” demekle Üstadımız yazıyı hadisi şerife dolayısıyla Peygamber Efendimize (sav) dayandırmaktadır.

Diğer hadisi şerif olan “Bid’aların ve dalaletlerin istilası zamanında sünnet-i seniyyeye ve hakikat-i Kur’aniyeye temessük edip hizmed eden, yüz şehid sevabını kazanabilir.” Bu hadisin çok manası vardır ona bi itirazımız yok Üstadımız bu hadisi şerifi yazıya mana vererek yazı yazmayı Allah Rasülüne dayandırıyor.

Siz şehit olacaksınız istemezmisiniz ki; Allah Rasüllerinin hemen altında bi makam almayı, ehli cennetten daha üstün bi mertebe almayı

Hocamız diyor ki; yazdığınız her harf adedince Cenab-ı Hak ruhaniyeti melekleri yaratır. O melek o harfin adını alır. O harf orada yazılı kaldığı müddetce o melek o harfi yazana tövbe istiğfar eder. Ehli daleletle sizin namınıza manen mücadele eder. (Muhiddini arabinin kitabında da yazıyormuş)

Allah Rasülünün bizden istediği bi vazifeyi yapmakdan şeref duyar elimizden geldiğince yapmaya çalışırım.

Hem yazı bir nevi yoklama hükmündedir. Üniversite talebeleri okula gittiklerinde orada bulunan kağıda imza atarlar geldiklerine dair. Öğretmende o kağıda bakarak devamsızlık takibini yapar. Bizlerde yazı yazmakla bir nevi oraya imzamızı atıyoruz Üstadımız mahşer meydanında yoklama ya baktığında bizimde orada kendisine talebe olduğumuzu bilsin görsün ki bizlerde kurtuluşa selamete erelim. Bizlere şefaat etsin Efendimiz (sav)

Bizlerde üstadımız gibi diyoruz “yaz kardeşim, yaz”

 ::gul1::  ::xgul::
Konuyu Paylaş:
  digg  facebook  twitter  google  google

Aldanma insanların samimiyetine
Menfaatleri uğruna gelirler vecde
Cenneti vaad etmeseydi eğer
Allah'a bile etmezlerdi secde..
Mehmet Akif Ersoy

Çevrimdışı جودت

  • *
  • İleti: 407
  • Karma: +5/-0
Ynt: Sorular ve Cevapları
« Yanıtla #1 : 14 Ağustos 2010, 17:08:05 »
 :rıza:
"Nimetleriyle sizi gıdalandırdığı için ALLAH'ı sevin.Beni de ALLAH'a olan sevginiz sebebiyle sevin.Ehl-i Beytimi de,benim onlara olan sevgim sebebiyle sevin.(HADİS-İ ŞERİF)

Çevrimdışı عمر فاروق

  • Mütalaacı
  • *
  • İleti: 667
  • Karma: +8/-0
  • Elhamdülillah düzeliyor!
Ynt: Sorular ve Cevapları
« Yanıtla #2 : 15 Ağustos 2010, 18:20:52 »
 :rıza: :maş: çok güzel bir bahis
Mübarek kabemizin içi (Video)
En fedakar ANNELER (Video)



Hz. Lokman’a Bu edebi kimden öğrendin? diye sorduklarında şöyle cevap vermişdir.

 “Bu edebi edepsizlerden öğrendim, Onlarda beğenilmeyen her ne gördümse onu yapmaktan kaçındım”

Çevrimdışı عباس

  • GönülDostları
  • *
  • İleti: 1326
  • Karma: +20/-3
Ynt: Sorular ve Cevapları
« Yanıtla #3 : 22 Ağustos 2010, 14:49:26 »
neden yeşil takke takıyorsun ?

Peygamber Efendimiz (sav) ömrü boyunca her konuda yahudilere muhalefet etmiştir. Takke konusunda da muhalefet etmiştir. Bilirsiniz yahudiler "kippa" denilen (kipa'dan alış-veriş yapanların kulakları çınlasın) sadece başın ortasına konulan takke takarlar, biz müslümanlar ise Peygamber Efendimiz (sav) gibi yahudilere benzememek adına daha büyük takke takarız ve takkelerimizin üzerine sarık sararak Peygamber Efendimize (sav) benzemeğe çalışırız..

Madem kişi sevdiğiyle beraberdir, kişi sevdiğine benzemeğe çalışır.

Allah yeşil rengini çok sever bu sebeble yeşil takke takıyorum.
Bunun isbatı ise: camilerde ki halılar da yeşil renk ağırlıklıdır,
yeşil rengin üzerinde mikrob barınmaz bu sebeble doktorlar ameliyatlarda yeşil renkli elbise giyer ve yeşil renkli örtü kullanırlar.

Medine-i Münevvere de Efendimizin üzerinde bulunan kubbenin rengide yeşil

Allah'ın ve Rasülünün sevdiği rengi bende onlara benzeyebilmek adına takkem de kullanıyorum.

Ayrıca renk olarak yeşil insanın gözünü ve ruhunu dinlendirir, insana huzur verir.

 ::gul1::  ::xgul::

Aldanma insanların samimiyetine
Menfaatleri uğruna gelirler vecde
Cenneti vaad etmeseydi eğer
Allah'a bile etmezlerdi secde..
Mehmet Akif Ersoy

Çevrimdışı عباس

  • GönülDostları
  • *
  • İleti: 1326
  • Karma: +20/-3
Ynt: Sorular ve Cevapları
« Yanıtla #4 : 22 Ağustos 2010, 15:03:46 »
takkesiz namaz kılanlar kime benzemeye çalışıyorlar acaba?  :??:  ???

 ::gul1::  ::xgul::

Aldanma insanların samimiyetine
Menfaatleri uğruna gelirler vecde
Cenneti vaad etmeseydi eğer
Allah'a bile etmezlerdi secde..
Mehmet Akif Ersoy

Çevrimdışı عمر فاروق

  • Mütalaacı
  • *
  • İleti: 667
  • Karma: +8/-0
  • Elhamdülillah düzeliyor!
Ynt: Sorular ve Cevapları
« Yanıtla #5 : 22 Ağustos 2010, 18:22:37 »
 :rıza:
Mübarek kabemizin içi (Video)
En fedakar ANNELER (Video)



Hz. Lokman’a Bu edebi kimden öğrendin? diye sorduklarında şöyle cevap vermişdir.

 “Bu edebi edepsizlerden öğrendim, Onlarda beğenilmeyen her ne gördümse onu yapmaktan kaçındım”

Çevrimdışı عمر فاروق

  • Mütalaacı
  • *
  • İleti: 667
  • Karma: +8/-0
  • Elhamdülillah düzeliyor!
Ynt: Sorular ve Cevapları
« Yanıtla #6 : 22 Ağustos 2010, 18:26:59 »

Sual: Erkeklerin, baş, kol ve ayakları açık olarak namaz kılmalarının mekruh olduğu hangi kitapta yazılıdır?

       
CEVAP: 

       Namazı başı açık kılmanın mekruh olduğu bütün fıkıh kitaplarında, mesela Dürer, Halebi, Dürr-ül-muhtarda vardır.

       Mekruh olan namaz sahih ise de, sevabı olmaz. Bir erkek, namazda başı örtmeye önem vermediği için açık kılarsa, mekruh olur. Namaza önem vermediği için açarsa, kâfir olur. Kendini Allahü teâlâya karşı, küçük göstermek için, başı açık kılmak zarar vermez ise de, yine örtmek efdaldir. Harareti teskin ve rahatlık için açmak da mekruhtur. (Redd-ül-muhtar)

       Önemli kimselerin huzuruna çıkan kimsenin şık, temiz elbise giymesi gerekir. Allahü teâlânın huzuruna durulduğu zaman buna daha çok dikkat etmeli, büyüklerin karşısına çıkılamıyan elbise ile namaz kılmamalıdır! Kur'an-ı kerimde (Her namaz kılarken, süslü [temiz, sevilen] elbiselerinizi giyiniz) buyuruluyor. (Araf 31)

       Peygamber efendimiz başı açık kılmazdı. Sarıkla kılmanın önemini bildirerek buyuruyor ki: (Sarıkla kılınan namaz, sarıksız kılınan yetmiş rekat namazdan efdaldir.) [Ebu Nuaym]

       Namazda başı hiç olmazsa, herhangi bir renkte olan takke ile örtmelidir!

(Nimet-i İslâm)da namazın mekruhlarının onbeşincisinin dipnotunda (Başı açık namaz kılmak mekruhtur.) buyuruluyor. 57.sinde de mekruh olduğu yine bildiriliyor. Namazın mekruhlarının onbirincisinde ise, kolları açık namaz kılmanın mekruh olduğu bildiriliyor.

İbni Abidin hazretleri, namazın mekruhları sonunda buyuruyor ki:

       (Namazı, nalın veya mest ile kılmak, çıplak ayakla kılmaktan efdaldir. Böylece, yahudilere uyulmamış olur. [Taberânînin bildirdiği] hadis-i şerifte, (Yahudilere benzememek için namazları, nalın [bir nevi ayakkabı] ile kılınız!) buyuruldu. Resulullah ve Eshab-ı kiram, sokakta giydikleri nalın ile kılarlardı. Nalınları temiz idi ve Mescid-i Nebi kum döşeli idi. Kirli nalınla girilmezdi.)

       Ayakları herhangi bir şey ile örterek namaz kılmayı bildiren bir başka hadis-i şerif de şöyle: (Yahudiler, nalın [bir nevi ayakkabı] ile veya mest ile ayaklarını örterek namaz kılmazlar. Siz onlara muhalefet ediniz!) [Ebu Dâvud, Hakim]

       Temiz olmayan ayakkabı ile mescide girilmez. Çorap giyerek bu sünnet yerine getirilir. Çorabı da pis olan veya hiç olmayan, namazı topuk kemiklerine kadar uzun entari ile kılması iyi olur. Eshab-ı kiram kamis denilen ayağa kadar uzun olan gömlek ile, yani entari ile namazlarını kılarlardı. Ayakları böylece örtülmüş olurdu. Ayaklar örtülü kılınan namazın çok sevab olduğu (Halebi), (Berika) ve (Hadika) kitablarında da yazılıdır.

       Müslüman olmıyanlar, kiliselerinde başı açık, ayağı çıplak tapınıyor, onlar gibi, medeni ibâdet etmeli diyerek, başı açık, ayağı çıplak kılmak, yükseğe secde etmek ve emri altında olanları böyle kılmaya zorlamak caiz değildir. İbadetlerde, kâfirlere benzemek mekruhdur. İslâmiyetin istediği şekli beğenmiyen ise, kâfir olur.

       Kadınların ayaklarının açık olmasında iki kavil vardır. Birinci kavle göre mekruh, ikinci kavle göre namaz bozulur. Kadınlar, ya çorapla veya ayaklara kadar uzun etek veya entari giyerek namaz kılmalıdır!  Şafiî mezhebinde erkeklerin çıplak ayakla namaz kılması sünnettir. (M.Erbea)   
 

 
Mübarek kabemizin içi (Video)
En fedakar ANNELER (Video)



Hz. Lokman’a Bu edebi kimden öğrendin? diye sorduklarında şöyle cevap vermişdir.

 “Bu edebi edepsizlerden öğrendim, Onlarda beğenilmeyen her ne gördümse onu yapmaktan kaçındım”

Çevrimdışı عباس

  • GönülDostları
  • *
  • İleti: 1326
  • Karma: +20/-3
Ynt: Sorular ve Cevapları
« Yanıtla #7 : 23 Ağustos 2010, 18:21:10 »
 :rıza:
mübarek iftara  ::cay:: afiyet olsun
bu  ::cay:: okuyanlara
bu  ::cay:: yorum yazanlara
bu  ::cay:: ziyaretçilere misafirlere
 ::cay:: bana  :D  :laugh:


 ::gul1:: ::xgul::

Aldanma insanların samimiyetine
Menfaatleri uğruna gelirler vecde
Cenneti vaad etmeseydi eğer
Allah'a bile etmezlerdi secde..
Mehmet Akif Ersoy

NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler

Seo4Smf Tagleri:

GoogleTagged - Etiketler