Gönderen Konu: ölüm şairinin ölmeden önceki son anları  (Okunma sayısı 360 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı عليه

  • *
  • İleti: 889
  • Karma: +16/-1
  • toprak post allah dost
ölüm şairinin ölmeden önceki son anları
« : 02 Aralık 2008, 00:17:01 »

NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler


Herkesin beklediği büyük bir randevusu vardır. Kimi cana, kimi cânâna, kimi eşe, kimi dosta kavuşabilmenin bekleyişi içindedir. Necip Fazıl da son randevusuna hazırlık içindedir. Ama “Bilsem nerede, saat kaçta/Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta” diyerek bu randevunun ölüm olduğunu fısıldar kulaklarımıza. Bir çocukluk sevinci içinde karşılar tabutu. İbrahim Edhem gibi tâcı, tahtı, sorgucu unutmak lazımdır gönüllere sultan olmak için...


“Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber…
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?!”



Ve bir gece... Onun için daima sırlarla dolu Mayıs ayında bir gece, (25 Mayıs 1983) yatağında doğrulup, elâ gözlerini pencereden dışarıya, derin karanlığa dikti. Ne gördü ki; pembeden daha kırmızı dudakları hafifçe kıpırdadı:

"Demek böyle ölünürmüş!.."

 :ALLAH: rahmet eylesin mekanı cennet olsun... ::gul1::
Konuyu Paylaş:
  digg  facebook  twitter  google  google

nur_yolcusu

  • Ziyaretçi
Ynt: ölüm şairinin ölmeden önceki son anları
« Yanıtla #1 : 02 Aralık 2008, 00:23:36 »
 :aminn: ::razi::

ravza

  • Ziyaretçi
Ynt: ölüm şairinin ölmeden önceki son anları
« Yanıtla #2 : 02 Aralık 2008, 14:23:09 »
Ölünün Odası


   Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş;
   Yerde çıplak bir gömlek, korkusundan dirilmiş.
   Sütbeyaz duvarlarda, çivilerin gölgesi;
   Artık ne bir çıtırtı, ne de bir ayak sesi...
   Yatıyor yatağında, dimdik, upuzun, ölu;
   Üstü, boynuna kadar bir çarşafla örtülü.
   Bezin üstünde, ayak parmaklarının izi;
   Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi.
   Son nefesle göğsü boş, eli uzanmış yana;
   Gözleri renkli bir cam, mıhlı ahşap tavana.
   Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var;
   Küçük bir çizgi, küçük, tutreyen bir an kadar.
   Sarkık dudaklarında asılı titrek bir an;
   Belli ki, birdenbire gitmiş çırpınamadan.
   Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm;
   Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm...

                          Necip Fazıl kısakürek

Allah rahmet eylesin. . . ::gul:: ::gul::


NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler

Seo4Smf Tagleri:

GoogleTagged - Etiketler