| 09 Şubat 2009, 16:06:02 |
|
 |
« : 09 Şubat 2009, 16:06:02 » |
|
İslâmda ilk öğretmen: MUS'AB BİN UMEYR
Mus'ab bin Umeyr, hem annesi hem de babası tarafından Kureyş'in asîl ve zengin bir âilesine mensub idi. Zengin oldukları için gâyet râhat bir hayat sürüyordu. Orta boylu, güzel yüzlü, nâzik ve yumuşak huylu, son derece zekî idi. Güzel konuşurdu.
Akl-ı selîm sâhibi olduğundan, putların bir fayda veya zarar veremiyeceğini bilir onlara tapılmasından nefret ederdi. Annesi tarafından en iyi şartlar altında refah ve bolluk içinde yetiştirilmişti.
Güzel yüzlü ve zengin olduğundan Mekke halkı ona gıpta ile bakardı. Peygamber efendimiz bunun için "Mekke'de Mus'ab'dan daha zarîf, daha nârin, daha güzel kimse yok idi. Saçları kıvrım kıvrım idi." buyurmuşlardı.
Dîninden dönmedi
Bütün bu rahatlıklara rağmen kalbinde büyük bir boşluk hissediyordu Mus'ab bin Umeyr. Bu maksatla sevgili Peygamberimizin bir merkez olarak seçtiği, İslâmı anlattığı ve o zaman Mekke'de müslümanların toplandığı Erkam bin Ebi'l-Erkam'ın evine gitti. Resulullahı görür görmez Müslüman oldu.
İslâmiyeti kabûl ettiği an hayatı da birdenbire değişti. Eski servet ve zenginliğin yerini fakirlik aldı.
Âilesinin sevgili oğullarına yapmadığı eziyet kalmadı. Onu dîninden döndürmek için evlerindeki bir mahzene hapsederek günlerce aç ve susuz bıraktılar. Arabistan'ın yakıcı güneşi altında ağır ve tahammülü zor işkenceler yaptılar.
Fakat Mus'ab bin Umeyr, bu ağır ve acımasız işkenceler karşısında sabır ve sebât göstererek aslâ İslâmiyetten dönmedi. Her seferinde bütün gücüyle haykırıyordu:
- Allahtan başka tapılacak, ibâdet edilecek ilâh yoktur. Muhammed aleyhisselâm O'nun peygamberidir.
İslâmiyet'i kabûl ettikten sonra Mekke'de sıkıntı ve işkencelere mâruz kalan Mus'ab bin Umeyr, Resûlullahın izniyle iki defa Habeşistan'a hicret etti. Bir müddet orada kalıp, her türlü sıkıntıya katlandı.
Daha sonra dönüp, Peygamberimizin yanına geldi. Onun bu gelişini Hz. Ali şöyle anlatmıştır:
Resûlullah ile oturuyorduk. Bu sırada Mus'ab bin Umeyr geldi. Üzerinde yamalı bir elbiseden başka giyeceği yoktu. Resûlullah onun bu hâlini görünce, mübârek gözleri yaşla doldu ve:
- Kalbini ü teâlânın nûrlandırdığı şu kimseye bakın! Anne ve babası onu en iyi yiyecek ve içeceklerle besliyorlardı. için bunların hepsini terk etti. ve Resûlünün sevgisi, onu gördüğünüz hâle getirmiştir, buyurdu.
İlk öğretmen
Birinci Akabe bî'atında Müslüman olan Medîneliler, Resûlullah efendimize:
"Yâ Resûlallah! İçimizde, İslâmiyet açıklandı ve yayılmaya başladı. Halkı ın Kitâbına da'vet edecek, Kur'ân-ı kerîmi okuyacak, İslâm dînini anlatacak, İslâmın sünnet ve emirlerini aramızda ikâme edecek, yerleştirecek, namazlarımızda bize imâmlık yapacak bir kimse gönder" diye mektup yazdılar.
Bunun üzerine Resûlullah efendimiz Mus'ab bin Umeyr'i, Medine'ye gönderdi ve ona:
"Medînelilere Kur'ân-ı kerîm okumasını, İslâmiyetin emir ve yasaklarını öğretmesini, namazlarını kıldırmasını" emretti.
Mus'ab bin Umeyr kısa zamanda Medîne'ye vardı. Orada kendisini büyük sevinçle karşıladılar. Es'ad bin Zürâre'nin evine yerleşti. Ev sâhibi Medîneli ilk Müslümanlardan idi. Orada insanlara dinlerini öğretmeye başladı.
Mus'ab bin Umeyr'in büyük gayretleri ve hizmeteri netîcesinde İslâmiyet, Medîne'de sür'atle yayıldı. Öyle ki, İslâmiyet her eve girmiş, îmân etmeyen kalmamıştı.
Mus'ab bin Umeyr, Medîne'de Es'ad bin Zürâre'nin evinde Kur'ân-ı kerîm öğretiyor ve İslâmiyet'i anlatıyordu. Onun bu hizmetiyle Medîne'de çok kimse Müslüman oldu. Medîne'de bulunan kabîle reîslerinden Sa'd bin Muâz, Üseyd bin Hudayr henüz Müslüman olmamışlardı. Bunların durumu çevreyi etkiliyor, İslâmiyet'in hızla yayılmasını engelliyordu.
Bir gün Mus'ab bin Umeyr, bir bahçede, etrâfında bulunan Müslümanlara dîni anlatıyor, sohbet ediyordu. Bu sırada Evs kabîlesinin reîslerinden olan Üseyd, elinde mızrağı olduğu hâlde hiddetli bir şekilde gelip, şöyle konuşmaya başladıİlk cuma namazı
Sen bizim büyüğümüz ve üstünümüzsün.
- Öyle ise 'a ve Resûlüne îmân etmelisiniz... Îmân etmedikçe sizin erkek ve kadınlarınızla konuşmak bana harâm olsun.
Bunun üzerine kavmi hep birden İslâmiyeti kabûl etti. O gün kabîlesinden îmân etmedik kimse kalmadı. Mus'ab bin Umeyr'in büyük gayretleri ve hizmeteri netîcesinde İslâmiyet, Medîne'de sür'atle yayıldı. Öyle ki, İslâmiyet her eve girmiş, îmân etmeyen kalmamıştı.
Ensâr-ı kirâm , Resûlullahdan izin alarak Sa'd bin Heyseme'nin evinde ilk defâ Cum'a namazını edâ ettiler. Medîne-i münevverede ilk kılınan Cum'a namazı bu oldu.
Mus'ab bin Umeyr, Müslüman olan Medîneli müslümanlar ile ikinci Akabe bîatında bulundu. Bedr savaşında sancaktâr olup, büyük gayret ve kahramanlık gösterdi. Süveyd bin Harmale ile birlikte Abdüddâroğullarından Bedir savaşına katılan iki kişiden biri idi. Mus'ab, Uhud savaşına da katıldı. Yine sancağı o taşıyordu.
Bu savaşta Peygamberimizin yanından ayrılmayarak saldıranlara karşı koyuyordu. İki zırh giyinmişti. Bu hâliyle Peygamberimize benziyordu.
Peygamberimize benziyordu
Müşrik ordusundan İbn-i Kâmia adında biri Peygamberimize saldırırken, Mus'ab bin Umeyr onun karşısına çıktı. Bu müşrik, bir kılıç darbesiyle Mus'ab bin Umeyr'in sağ kolunu kesti. Mus'ab bunun üzerine sancağı derhâl sol eline aldı.
Mus'ab o esnâda; "Muhammed (aleyhisselâm) ancak resûldür. Ondan evvel daha nice peygamberler gelip geçmiştir" meâlindeki Al-i İmrân sûresinin 144. âyet-i kerîmesini okuyordu. İkinci bir darbe ile sol kolu da kesilince, sancağı kesik kollarıyla tutup göğsüne bastırdı ve yine aynı âyet-i kerîmeyi okudu. Bu hâliyle kendini Peygamberimize siper yapan Mus'ab bin Umeyr'in üzerine hücum eden İbn-i Kâmia, vücûduna bir mızrak sapladı ve Mus'ab bin Umeyr yere yıkılıp şehîd oldu.
Mus'ab bin Umeyr zırh giydiği zaman, Peygaberimize benzediği için müşrikler onu şehîd edince Peygamberimizi ödürdüklerini zannetmişlerdi.
Hz. Mus'ab şehîd olunca; onun sûretinde bir melek, sancağı aldı. Mus'ab'ın şehîd düştüğünden Resûlullahın henüz haberi olmamıştı. "İleri ey Mus'ab ileri!" diye sesleniyordu. Bunun üzerine bayrağı elinde tutan melek, geri dönüp Resûlullah efendimize; "Ben Mus'ab değilim" diye cevap verince, Resûlullah sancağı elinde tutanın melek olduğunu anladı. Bundan sonra Peygamberimiz sancağı Hz. Ali'ye verdi.
Resûlullah efendimiz, Mus'ab bin Umeyr'i şehîd olmuş görünce, başı ucuna dikilerek Ahzâb sûresinden:
"Mü'minlerden öyle yiğitler vardır ki, onlar 'a verdikleri sözde sadâkat gösterdiler. Onlardan bâzıları şehîd oluncaya kadar çarpışacağına dâir yaptığı adağını yerine getirdi. Kimisi de şehîd olmayı bekliyor. Onlar verdikleri sözü aslâ değiştirmediler" meâlindeki âyet-i kerîmeyi okudu ve sonra şöyle buyurdu:
- 'ın Resûlü de şâhittir ki, siz kıyâmet günü 'ın huzûrunda şehîd olarak haşrolunacaksınız.
Selâm vereceklerdir
Daha sonra yanındakilere dönüp;
- Bunları ziyâret ediniz. Kendilerine selâm veriniz. ü teâlâya yemîn ederim ki, kim bunlara bu dünyâda selâm verirse, kıyâmette bu aziz şehîdler kendilerine mukâbil selâm vereceklerdir, buyurdu.
Daha sonra Mus'ab bin Umeyr'e kefen olarak bir şey bulunamamıştı. Mekke'nin en zengin iki ailesinden birinin çocuğu olan Mus'ab bin Umeyr'in örtünecek kefeni yoktu. Vücûdu kaftanı ile ve ayak tarafı da otlarla örtülmek sûretiyle defnedildi.
Habbâb bin Eret der ki:
Mus'ab bin Umeyr, Uhud'da şehid edilince, kendisini saracak kısa bir hırkadan başka bir şey bulunamadı. Hırkayı baş tarafına çektik, ayakları açıldı. Ayaklarına çektik, baş tarafı açıldı. Resûlullah bize:
- Onu baş tarafına çekiniz! Ayaklarını otlarla kapatınız! buyurdu.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Robot Moderatör
|
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: Mus'ab Bin Umeyr oyunları, Mus'ab Bin Umeyr programı, Mus'ab Bin Umeyr oyunu indir, Mus'ab Bin Umeyr program yükle, Mus'ab Bin Umeyr download, Mus'ab Bin Umeyr hikayeleri, Mus'ab Bin Umeyr resimleri, Mus'ab Bin Umeyr haber, Mus'ab Bin Umeyr yükle,
Mus'ab Bin Umeyr videosu, Mus'ab Bin Umeyr msn eklentisi, şarkı sözleri
|
|
|
Logged
|
|
|
| 22 Mart 2009, 14:12:08 |
WebMaster
Nerden:
Kayit tarihi 30 Aralık 2007, 12:34:39
Mesaj Sayısı: 5627
Konu Sayısı: 1445
Site emanetçisi
Karma: +134/-8
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #1 : 22 Mart 2009, 14:12:08 » |
|
 onların hayatlarını okudukça :aglym: :aglym:  onlardan
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
| 18 Eylül 2009, 20:45:38 |
Nerden: ALEM-İ ERVAHDAN
Kayit tarihi 14 Şubat 2009, 22:22:39
Mesaj Sayısı: 2624
Konu Sayısı: 178
ALLAH BES---GAYRISI HEVES
Karma: +14/-6
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #3 : 18 Eylül 2009, 20:45:38 » |
|
Mus'ab Mekke'nin en zengin ailelerinden birinin oğluydu.Peygamberimiz'e(a.s)iman ettikten sonra ailesi ve Mekkeliler onu kınadı,kötü davrandı. Peygamberimiz(a.s)bir gün ashabıyla sohbet ederken Mus'ab gelip selam verdi.Peygamberimiz(a.s)bu selamı aldıktan sonra:"Dünyayı bütün ahalisiyle birlikte değiştirebilen  'a hamd olsun.Şu genç adamı görüyor musunuz?Önceden anne babasının en sevgili varlığı idi.  ve Resulünün(a.s)sevgisi anne babasının sevgisine galebe çaldı.O da  Resulünü(a.s)tercih etti." Birinci Akabe Biatından sonra Es'ad İbni Züra-re'nin evinde Medine halkına İslamiyeti anlattı.Böylece ilk muallim olma şerefini kazandı. Bilahare Mus'ab Medine 'deki inkişafı anlatmak için Mekke'ye gelip Resulullah'ı ziyaret etti.Bu ziyaretten haberi olan Mus'ab'ın annesi: "Hayırsız evlat Mekke'ye gelip de benden önce bir başkasını nasıl ziyaret ediyorsun!"deyince Mus'ab'ın cevabı: "Ben Resulullah'tan önce kimseyi ziyaret edemem."idi Mekke'de bulunduğu bu esnada bir gün Peygamber Efendimiz(a.s)O'nun bir kemik parçasını sıyırdığını gördü ve yanındaki sahabelere: "Bu zatı görüyor musunuz?Anne ve babası ona en güzel yiyecekleri verdiği halde onları bırakıp bizimle beraber açlığa tahammül ediyor."demişti. Uhud harbinde sancaktarlık yapan Mus'ab'ın harp sırasında vefat ettiğinde üzerine kefen olarak koyulabilecek bir bez parçası dahi yoktu.Başı örtüldüğünde ayakları,ayakları örtüldüğünde başı açık kalıyordu.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
| 30 Eylül 2009, 00:31:47 |
Nerden: İstanbul
Kayit tarihi 11 Haziran 2009, 20:47:11
Mesaj Sayısı: 743
Konu Sayısı: 27
Karma: +12/-1
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #6 : 30 Eylül 2009, 00:31:47 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Sanman talebi devleti cah etmeye geldik Biz bu aleme bir yar için ah etmeye geldik...
|
|
|
| 31 Mayıs 2010, 14:38:02 |
II. Üyelerarası Avatar Yarışması İkincisi
Nerden: Yazın Isparta İnşallah....
Kayit tarihi 10 Şubat 2009, 11:14:55
Mesaj Sayısı: 2259
Konu Sayısı: 200
Karma: +14/-2
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #7 : 31 Mayıs 2010, 14:38:02 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|