Efendimiz (asm) bir hadis-i şeriflerinde şöyle dikkat çekerler: Her çocuk fıtrat üzere doğar. Konuşmaya başlayıncaya kadar bu hal üzere devam eder. Sonra anne-babalarının tesiriyle Yahudi, Hıristiyan, Mecusi, v.s. olur.
İşte bu noktada İslâmî eğitimin, anne-babaya düşen görevin önemi ortaya çıkar. �İlk hakikat dersini annemden aldım diyen Bediüzzaman sonra öğrendiklerini ona bina ettiğini belirtir. Çocukluğunda sağlam bilgiler almayan çocuğun geleceği karanlık demektir.
Anne-baba çocuğuna Allah'ını, Peygamberini, dinini, imanını küçük yaşlardayken verecektir. Çünkü ağaç yaşken eğilir. Bu yaşta öğrenilenler silinmez ömür boyunca. Çocuk, hayat kitabı, kılavuzu Kur'ân'la da bu yaşlarda tanışacak, ilk fırsatta öğrenecektir.