Gönderen Konu: hadis i şerifler necip fazıl ın kaleminlen  (Okunma sayısı 297 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı عليه

  • *
  • İleti: 889
  • Karma: +16/-1
  • toprak post allah dost
hadis i şerifler necip fazıl ın kaleminlen
« : 22 Mayıs 2009, 19:32:59 »

NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler

BİRLİK - TOPLULUK - FESAT

O'nın ümmeti, birlik sırrının biricik tecelli çerçevesidir.

105 - Allah, ümmetimi delalet üzerinde toplamaz. Allahın eli topluluk üzerindedir. Her kim topluluktan ayrılırsa ateşe gitmek için ayrılır.

Büyük karaltın büyük ekseriyettir; ve bu, O'nun ümmetinde kurtuluş hedefidir:

106 - Ümmetim, mümkün değildir ki, dalalet üzerinde toplansın... Eğer ümmetim arasında ihtilaf görürseniz büyük karaltıya katılınız!

Her işte birlik ve topluluk:

107 - Cemaatle namaz kılmak, yalnız kılmaktab yirmi beş derece üstündür.

Daima birlik ve topluluk:

108 - Allahın eli, topluluk ve birlik üzerinedir.

Birlik ve topluluk ruhunu tehlikede gören müminin o birlik-topluluk adına vazifesi:

109 - Mümin kılıcıyle ve lisaniyle mücadele edendir.

Müminler, birlik mihrakında tek insan kadar tekleşmiştir:

110 - Müminler üzerine haktır ki, birbirlerinin acısıyla acı duysunlar; bütün vücudun baş ağrısından pay alması gibi...

O mucizeler kaynağı mübarek dudaklariyle haber ve ne haber verdiyse ayniyle çıktı:

111 - Benden sonra ümmetim üzerine, gecenin kesici karanlığı gibi öyle bir fitne zamanı çöker ki, mümin olarak sabahlayan kimse, kafir olarak akşamlar; ve
azıcık, küçücük bir dünya nimeti uğruna dinini satar.

Mücahede ve mücadelemizin kadrosu:

112 - Bir münkerin yayıldığını gören, onu eliyle düzeltsin, eğer iktidarı yoksa diliyle düzeltsin, buna da iktidarı yoksa kalbiyle reddetsin... Fakat bu üçüncüsü
imanda en zayıf olanıdır.

Bir kılıç, ister manada, ister maddede, ister dışarıdan, ister içerden çekilsin:

113 - Bize karşı kılıç çeken bizden değildir.

Ve bizim birlik ve topluluğumuzun ruhu, meclis, meşveret ve istişaredir.

114 - İstişareye çağırılan emin olmalıdır; istişareye çağırılan, istişare maddesini kendi nefsi için nasıl tatbik edecekse istişareye çağıran için de öyle
düşünülmelidir.





 :acil:

Bakınız, bizim dinimiz aslında neymiş ve şimdi ne zannedilmekteymiş:
115 - Manasız lafızlarla kargacık burgacık bir takım nüshalar yazılması, nazara karşı şunun bunun üzerine öteberi asılması, kadınlarca hoş görünmek için bir takım efsunlar yapılması şirktir.

Bir eski pabuçta uğur arayan, buyursun:
116 - Bir şeye alaka bağlayan ve onun himayesine sığınan, o şeye havale olunur.

Bakınız:
117 - Şu öldürücü yedi şeyden sakının: Allaha şirk koşmak... Büyü ve sihir yapmak ve yaptırmak... Hakkın zıddına nefse kıymak... Faiz almak... Yetim malını yemek... Savaşta düşmana arka çevirmek... Evli müslüman kadınlara, gafletlerinde zina isnad etmek...

Bakınız:
118 - Kim, yıldızların gidiş gelişinden hüküm çıkarmak için ilim ederse, sihirden bir şube edinmiş olur; ve ilmi ziyadeleştikçe suçu fazlalaşır.

Bakınız:
119 - Kuş uçurarak kehanet, şirktir.

Bakınız:
120 - Ümmetim de üç şeyden tam salim olamaz: Kıskançlıktan, kötü zandan ve teşe'ümden (uğursuza yorma, kötü saymak)... Ben bu fena sıfatlara karşı size kaçacak yol göstereyim mi?.. Kötü zanna düşünce iş böyledir diye katı olarak hüküm vermeyin; kıskansanız da söz veya hareketlerle taarruza geçmeyin; teşe'üme düşecek olursanız, Allah'a tevekkülle geçip gidin!..

Hurafe ve masalı, İslamlıktan başka her şeyde ve her yerde arayabilirsiniz:
121 - Bir takım illetlerde sirayet; ve ayda, günde, kuşta, hayvanlara şeamet(uğursuzluk) yoktur. Gulyabani masalları da yalandır.

Hem gerçek esrarın derini, hem de riyazi vuzuhun(açıklığın) en sağlamı, dinimizdedir:
122 - İsimlerden, kuş seslerinden, kuş uçurmaktan, ufak taşlar atmak veya noktalar dökmekten gaibin keşfini bekleme gayreti, putperestlik ve sihirbazlık işidir.

Dinimiz billur gibi aydınlık ve bütün hurafelerden münezzeh:
123 - Gaibi keşif maksadiyle kuş uçuran veya kendi hesabına başkasına uçurtan, kehanete kalkışan , büyü yapan veya yaptıran bizden değildir[/b]


ORDU - HARP - CİHAD


Müslümanlık orduyu sımsıkı benimser; ve gerçek dava ve imana bağlı ordu vazifesini azizleştirir:
124 - Allah için müslümanları bir gece nöbette beklemek, bin gün, geceleri namazda, gündüzleri oruçta olmaktan hayırlıdır.

İlmiyle, fenniyle, zekasiyle, en yeni ve ileri aletleriyle, en ince ve çevik politikasiyle harb:
125 - Harb, hiledir.

Bütün savaş ve gayemizin aks-i davası:
126 - Öldürülenlerin en kötüsü, mal ve menfaat hırsının savaşında can verendir.

Şehit diye, Allah uğrundaki savaşta düşman silahiyle ölenlere derler; ve bunlar arasında deniz şehitleri daha üstündür:
127 - Kara şehitlerinin, borç ve emanet müstesna, bütün günahları, deniz şehitlerinin ise, borç ve emanet beraber,bütün günahları kaldırılır.

Deniz şehitleri, bakınız, kara şehitlerinden ne kadar üstün:
128 - Deniz gazilerinin kara gazilerine karşı üstünlüğü, karada savaşanların evlerinde oturanlara karşı üstünlüğü gibidir.

GARB DÜNYASININ KİLİDİNİ ELE GEÇİRECEĞİMİZ MÜJDELENMİŞTİ; O MÜJDE Kİ, DÖRT ASIRDIR KENDİSİNE LİYAKATSİZ YAŞIYORUZ:
129 - ELBETTE İSTANBUL FETHOLUNUR. ONLARIN BAŞBUĞU NE GÜZEL BAŞBUĞDUR; VE ASKERİ NE GÜZEL ASKER...

Yine son dört asrın izah ölçüsü:
130 - Müslümanlar düşmanlarını karşılamak ve kırmak yolunda devam ettikçe bu din Kıyamete kadar bakidir.

Mefkure:
131 - Allah yolunda tozlanan ayaklara, Allah, ateşi haram eder.

Vazife:
132 - Düşmanla karşılaşıp da ölünceye, yahut galip gelinceye kadar sabreden, kabir azabından kurtulmuştur.

Ve nihayet görünüz, cihad, dönüp dolaşıp nerede karar kılıyor ve nasıl <<ekber cihad>>ın eşiğine ayak basarak tamamlanıyor?.. Kainatın ruhu, Allah yolunda bir cenkten dönerken Sahabilerine, şimdi savaşın küçüğünden büyüğüne gittiklerini söylemiş ve büyük savaşın herkesin öz nefsiyle pençeleşmesi olduğunu bildirmişti:
133 - Mücahit, Allah için nefsiyle savaşandır.


--------------------
[/b]


SAĞLIK - TEMİZLİK


(Pastör)ün mikrobu keşfinden sonra insanların öğrendiği (karantina), 1300 yıl evvel Mevcuduatın Nuru ve iç ve dış bütün bilgilerin sahibi tarafından vazolunmuştu:

146 - Bir mıntıkada veba olduğunu duyacak olursanız, oraya girmeyiniz; hastalık siz oradayken patlak vereceke olursa aynı yerden çıkmayınız!

Gaye - İnsan, bize, ruhumuzun zarfı olan vüdumuzun bakım şuurunu, telkinlerin en tesirlisiyle ne harikulade anlatıyor:

147 - Beş şeyin takib ettiği beş şeyi ganimet biliniz ve fırsatı kaçırmayınız: Ölüm gelmeden hayatın, hastalık gelmeden sıhhatin, didinme gelmeden boş vaktin, ihtiyarlık gelmeden gençliğin, fakirlik gelmeden servetin değerini takdir ediniz!

Bu tenbihteki sırrı, insanlar ancak Yirmibirinci Asırda anlar gibi oldu:

148 - Ağzınızı ve dişlerinizi yıkamanız hakkında tenbihlerimi çoğaltırım.

Hem madde tedbiri, hem de ruhla alakası ve Allahtan istemek borcu:

149 - Sıhhat ve afiyetiniz hakkındaki dualarınızı çoğaltınız!

Salat ve Selam Sahibi, en basit madde hareketinin bile sırrını, hem yalnız o hareketi çerçeveleyen, hem de her hareketi toplayan ilimlerde en iyi bilendir:

150 - Uykudan uyanınca elinizi üç kere yıkamadan başka bir şeye sürmeyiniz; zira uyku haliyle elinizin nerelere süründüğünü bilemezsiniz.

Diş temizliğinin, dini, sıhhi, bedii ve içtimai kıymetlerini bir arada görünüz:

151 - Misvak, hem ağzı ve dişleri temizler, hem de Allah rızasını kazandırır; insanların gözünü cilalar.

Ancak bu asırdadır ki, tababet, hemen her hastalığın diş yoliyle gelmekte olduğunu anlar gibi olmuştur; öyleyse siz de, şu 1300 yıl evvelki mucizeyi anlamayanlara anlatsanıza:

152 - Dişlerinizi ve ağzınızı temizlemek, ölümden başka her derde devadır.

Bakınız, diş temizliğinde Mukaddes Rehber ne nisbette titizlik emrine hazırdırlar:

153 - Ümmetime çetin gelmeyeceğini bilseydim, her abdest alma vaktinde ağzılarını ve dişlerini temizlemelerini emrederdim.

Ve şu emirdeki, temizlik ve mikroplarla mücadele hikmetine, manaların sathından biraz daha içerilere nüfuz ederek yaklaşmaya çalışalım:

154 - Yemeğin bereketi, yemeden evvel ve yedikten sonra elleri yıkamaktadır.

Müslümanlıkta, <<mukadder neyse o olur>> fikriyle derde deva aramamak, dini yanlış anlamaktır:

155 - Hastaya deva ve ilaç da kaderdendir ve Allahın izniyle faydası dokunur.

Şu emirdeki harikuladeliğe, sade hikmet değil, tababet de hayrandır:

156 - Allahın kulları, tedavi olunuz; zira Allah hiçbir maraz halketmemiştir ki, ona karşılık bir deva yaratılmamış olsun... Devası olması hastalık, yalnız ihtiyarlıktır.

Veba mıntıkasının içinden dışarıya çıkmak ve dışından içeriye girmemek emrinin dini müeyyidesi:

157 - Veba mıntıkası içinden kaçanlar, cenk meydanının kaçakları derecesinde günaha girerler; veba mıntıkasında bulunup sabredenler de muharebe meydanında sebat edenler kadar ecr kazanırlar.

En ileri ve fenni manada bütün bir temizlik miyarı:

158 - Ellerinde et ve yağ kokusundan eser kaldığı halde yatağına giren adam, bir hastalığa ve bir derde uğrarsa, nefsinden başka kimseye kabahat bulmasın...

İslamda, kocakarı ilacı ve meçhul hurafe tababeti yoktur:

159 - İlmini bilmediği halde tababete kalkışan adamın elinden çıkacak zarar kendisine ödetilir.

Ve yine bütün bir temizlik ve sağlık miyarı:

160 - Yasak fiil: Durgun su birikintilerine tebevvül edilmesi...

Perhizin bu sırrı, hatta perhizde bile hastanın tabii arzusuna aykırı gitmemek hikmeti, ancak yine tababetin varabildiği bir anlayıştır:

161 - <<Ye ve iç>> gibi emirlerle hastalarınızı zorlamayınız: yedirip içirmekte hastanın arzusuna aykırı gitmeyiniz ve hastalık açlıktan fena olur diye korkamıyınız; onu Hak yedirir ve içirir.

Öldürülen bir hayvanın yenir ve yenmez vaziyeti arasında bu farika, gerçekten <<temiz>> ile <<pis>>in bütün hudud çizgisidir:

162 - Gözünün önünde vurup öldürdüğün avı yiyebilirsin; fakat gözünden kaybolduktan sonra ölüsünü bulduğun hayvanı yeme!

Evvellerin ve sonraların bütün ilimleri ellerine teslim edilmiş Ümmi Peygamberin bu düsturundaki muhteşem hikmet ve hakikati kavrar gibi olabilmek için, en ileri merhaleleriyle bugünün tababeti içinde yuğrulmak lazımdır:

163 - İnsan, doldurduğu kablar içinde karnından fazlasını doldurmadı. Bir adama hayatını devam ettirmek için pek az yeyip içmek yeter... Eğer mutlaka yemek zorundaysa midesinin üçte birini yemeye, üçte birini içmeye, üçte birini de nefes payına ayırsın...


--------------------
[/b]


KADIN :
HİLKATİ - VAZİFESİ - HAKKI

Şu ölçü, kadını, bütün madde ve manası, bütün kıymet ve tesir yoluyla gösteriyor.

164 - Kadınların hayırlısı ve bereketlisi, zevci üzerine yük olmayandır.

Kadının halka alt ve üst olduğu iki yer:

165 - Kadınlar üzerinde zevçlerinin hakkı pek büyüktür; erkekler üzerinde de annelerinin hakkı pek büyük...

İşte, bütüniyle kadın:

166 - Kadın, zaten eğri bir çizgiden yaratılmıştır; sen onu düzelteyim diye çalıştıkça kırarsın. Onlara güleryüz göster ki, geçim kabil olsun...

Ve kadın üzerinde, her erkeğe örnek olarak, Dünyaların Efendisinden akseden şefkat:

167 - Onlar gebe kalırlar, doğururlar, çocuklarını emzirirler, çocuklarına karşı pek merhametli olurlar; bir de zevçleriyle iyi geçinip ibadete bağlanırlarsa, Cennete yolları açıktır.

Kadınlık, yalnız Dünyaların Efendisinden gelen bu sözle iftihar etsin:

168 - Dünyanızda kadınlar ve güzel rayihalar bana pek sevgilidir; gözlerimin aydınlığı da namaz...

Şu ölçüdeki incelik ve zerafete karşı, bizim anlayışımızdaki kabalığı düşünelim:

169 - Kadının kendi başına namaz kılması, cemaatle kılmasından yirmi beş kere daha faziletlidir.

Ve şu ölçüdeki vekar ve nefse hakimiyet edası:

170 - Kadınların, cenaze merasimlerinde hisseleri yoktur.

Eyvah; kadınları avuçlarından kaçırmış cemiyetlere:

171 - Erkekler üzerine kadınlardan başka fitne terketmedim.

Buradaki itaat, kadının iradesi altına girmek manasındadır; ve gerçek erkeği nasıl da iptal etmektedir:

172 - Erkeklerin helaki, kadınlara itaattadır.

Tek başına bütün bir zabıta olabilecek şu ölçüye bakın; sonra da halimizi düşünün:

173 - Zevcinden izinsiz sokağa çıkan kadın, evine dönünceye, yahut zevci kendisinden razı oluncaya kadar ilahi gazaba karşıdır.

Fakat kadına daima hürmet ve riayet:

174 - İster cariye, ister hizmetçi, ister ne olursa olsun kadınları döğmeyiniz!


--------------------



alıntıdır[/color
][/size][/color][/size]
Konuyu Paylaş:
  digg  facebook  twitter  google  google

Çevrimdışı استانبول

  • *
  • İleti: 1599
  • Karma: +50/-4
Ynt: hadis i şerifler necip fazıl ın kaleminlen
« Yanıtla #1 : 23 Mayıs 2009, 00:31:46 »
 ::razi:: :maşAllah: :maşAllah: :maşAllah:

NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler

Seo4Smf Tagleri:

GoogleTagged - Etiketler