21 - الانبياء
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ
35. كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
35- Her nefis ölümü tadıcıdır.(A) Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan etmekteyiz ve siz bize döndürüleceksiniz.(B)
(A). Bu, Peygamber'e (s.a) karşı yapılan tüm uyarılara, tehditlere ve Kureyşlilerin gece gündüz onun aleyhinde düzenledikleri öldürme planlarına verilen bir cevaptır. Bir taraftan Kureyşli kadınlar ona lanet okuyorlardı, çünkü onlara göre Peygamber (s.a) akraba ve çocuklarını kandırarak onların aile hayatına zarar vermişti. Diğer taraftan ise Kureyş'in ileri gelenleri, İsläm'ı tebliğ ettiği için onu korkunç bir akibetle tehdit ediyorlardı. Özellikle Mekke'deki her aileyi etkileyen Habeşistan'a hicretten sonra bu beddua ve tehditler daha da arttı. Bu ayet, onların tehditlerinden korkmaksızın görevine devam edebilmesi için Peygamber'i (s.a) teskin ve teselli etmektedir.
(B). Yani Allah, insanları daima ya fakirlik ya da zenginlikle imtihan edip sınamaktadır. İnsan, acaba zenginlik onu kibirli, kaba ve nefsinin kölesi mi yapacak, yoksa Allah'a şükür mü edecek diye denenmektedir. Diğer taraftan Allah insanların belirli ve helâl sınırlar içinde mi kalacaklarını yoksa üzüntü ve ümitsizliğe mi kapılacaklarını sınamak için onlara fakirlik belâsını vermektedir. Bu nedenle akıllı bir insan ne zenginlik ne de fakirliğe aldanmamalı; onların imtihan olduğunu göz önünde bulundurmalı ve bu imtihanı başarmaya çalışmalıdır.