Gönderen Konu: gelinlik hakkında ?  (Okunma sayısı 1466 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ملا خسرو

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 2052
  • Karma: +60/-4
  • İnadına Saracağız !!!
gelinlik hakkında ?
« : 20 Ocak 2010, 13:33:25 »

NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler

gelinliğin dinimizdeki yeri nedir? bu konuda bilgisi olan var mı?

ama şimdiden söyleyeyim: MÜSLÜMANIM VE BÜRHAN'A TABİYİM ONA GÖRE  :evt:

özellikle hakperest bayanlardan cevap bekliyorum inşallah.

olayın takva-fetva tarafından da cevaplar verirseniz sevinirim!

ayrıca eğer caiz ise, gelinlikte nereler kapalı olmalı ? (el ve yüz'den özellikle bahsediyorum)
Konuyu Paylaş:
  digg  facebook  twitter  google  google

Çevrimdışı SeYYaH

  • *
  • İleti: 1011
  • Karma: +15/-2
  • Kalemim küfre silah olsun
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #1 : 20 Ocak 2010, 17:30:46 »
Müslüman kadının nasıl örtüneceği, namahrem erkeklerin yanına veya sokağa çıktığı zaman nasıl bir örtü takınabileceği Kur`an-ı Kerimde açıkça bildirildiği gibi; hadis-i şeriflerde, sahabe hanımların tatbikatlarında belirtilmiş, gösterilmiştir. Bilineni bir tekrardan öte, bir tespit bakımından bu husustaki ayetlerin mealini verelim:
“Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve mü`minlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine cilbab (örtü) almalarını söyle. Bu onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Bununla beraber Allah bağışlar ve merhamet eder.”(1)

Bu ayetle birlikte, “İslamdan önceki Cahiliye kadınlarının yaptığı gibi süslerinizi göstererek ve görünmek için dışarı çıkmayın”;(2) Nur Suresinin 31. ayet-i kerimesindeki, “kendiliğinden görünenleri müstesna, süslerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerinden iyice bağlasınlar” ifadeleri mü`min kadınların nasıl giyineceklerinin birer ölçüsüdür.

İlk ayette geçen “cilbab” kelimesini, müfessirler, vücudu baştan aşağı örten dış kisve, elbisenin üzerinden giyilen dış kıyafet olarak açıklarlar.(3)

Dikkat edileceği gibi, Ahzap Suresinin 59. ayetinde kadınların mahrem yerlerini örten elbisenin dışında bir de sokağa çıkarken ayrıca giyecekleri bir örtünün giyilmesinin gerektiği ifade edilmektedir. Gerçek manada tesettür ancak bu şekilde mümkün olmaktadır. Yoksa, ev içinde kadının mahremleri arasında giydiği elbise ile dışarı çıkması, Kur`an`ın istediği şekilde bir tesettür değildir. Bu örtünün adı ne olursa olsun, esas olan bedeni bütünüyle örten bir dış örtü olmasıdır.

Zaten sahabe hanımların, ayet iner inmez nasıl örtündükleri de bu şekle müşahhas bir misal olmaktadır. Peygamberimizin bahtiyar hanımlarından Ümmü Seleme Hazretleri, bu ayet nazil olduktan sonra Ensar kadınlarının üzerlerine siyah örtüler alarak başları üzerinde kuşlar varmışçasına tam bir edep ve sükunet içinde dışarı çıktıklarını söylemektedir.

Ayet-i kerimenin sonunda “Allah bağışlar ve merhamet eder” denmektedir. Bu bağışlama, kadınların bu ayet inmeden önceki cahiliye adeti üzerine giyiniş şeklini içine almaktadır.

Mü`min hanımların, ince dokunmuş, altlarını belli edecek şekilde elbise giymeleri de tesettüre aykırı bir giyim şeklidir. Bir seferinde Beni Temim kabilesinden bir grup kadın Hz. Aişe`nin yanına gelirler. Üzerlerinde ince elbiseler vardır. Bu durumu gören Hz. Aişe, “Nur Suresine inanan mü`min bir kadın, bu şekilde giyinemez.” diye hatırlatmada bulunur.(4)

Gelinlik giymeye gelince, herkesin bildiği gibi gelinlik; manto, elbise, pardesü gibi içeride ve dışarıda giyilen alışılmış kıyafetlerden değildir. Belli bir zamanda giyilmek üzere özel olarak hazırlanmış bir kıyafettir. Maksat, gelini daha cazip hale getirmektir.

Gelinin vücut hatlarını örtmeyecek kadar şeffaf, başı, kolları ve diğer yerlerini kapatmayacak ölçüde dikilmiş gelinliklerin tesettür yerine geçmeyeceği açıktır. Kadın ve erkeklerin karışık olarak bulundukları nikah salonlarında ve düğün merasimlerinde dinen bu tarz gelinliklerin giyilemeyeceği bellidir.

Ancak böyle gelinliklerin sırf hanımlar arasında yapılan merasimlerde, erkeklerin bulunmaması şartıyla giyilmesi caiz olabilir. Buna rağmen bu meselede hassas olan kimselerin böylesine tesettür ölçüsünden uzak gelinlikleri giymemeleri uygun olur.

Gelinlik giymekte arzulu olanlar tesettürü yerine getiren gelinlikler giymek şartıyla merasimlerde ve törenlerde bulunurlar. Dini hassasiyet taşıyan aileler zaten bugün düğün merasimlerinde de kadın ve erkeklere farklı salonlarda ağırladıklarından muhtemel mahzurlar da böylece ortadan kalkmış bulunmaktadır.

Kaynaklar
1 Ahzab Suresi, 59.
2 Ahzab Suresi, 33.
3 Hak Dini Kur`an Dili, 6: 3927.
4 Tefsir-i Kurtubi, 14: 244.

Kaynak: Mehmed Paksu Çağın Getirdiği Sorular

Çevrimdışı SeYYaH

  • *
  • İleti: 1011
  • Karma: +15/-2
  • Kalemim küfre silah olsun
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #2 : 20 Ocak 2010, 17:31:25 »
GELİNLİK GİYMEK GÜNAH MIDIR? İSRAF OLMASI, ÖDÜNÇ ALINMASININ MAHZURU SÖZKONUSU OLABİLİR Mİ?

--------------------------------------------------------------------------------

Soruyu cevaplamadan önce su bilgileri yeniden hatırlamamız faydalı olur: Rasûlüllah Efendimiz, "Kim hangi millete benzemeye uğraşırsa o da onlardandır."(Ebû Dâvud, libâs 5127) buyurmuştur. Buradan hareketle, fukahamız, başka milletlere, onların dinlerine has şiarlarda (alâmetlerde) isteyerek ve benzemeye çalışarak benzeyenin küfrüne hükmedilir, demişlerdir. Zimmîlere has zünnâr denilen kemer bağlamayı, başa papazlara has başlık giymeyi, putun önünde eğilmeyi (rukû ya da secde yapmayı) buna örnek olarak gösterirler.

Dinlere has bu tür özellikler dışında, bütün insanların zamana; zemine, tecrübe ve ilmî îcad ve inkisâflara bağlı olarak, pratik yararlarına binaen ortaklaşa yapmakta oldukları şeyler, kullandıkları araç gereç ve eşyalar, herhangi bir dinin alâmeti değillerse ve başka mahzurlar ihtiva etmiyorlarsa, ortanın malı demektirler ve onları kullanmakta da bir mahzur olmaz.Gelinliğe gelince: Bilindiği gibi bu, gelin olan kızların süslenmesinde kullanılan en önemli unsurdur. Gelini süslemek ise haram değildir. Hattâ bir anlamda sünnet olduğu (gelinliğin değil, gelini süslemenin) dahî söyleyebiliriz. Çünkü Âişe vâlidemizi, gelin olacağı zaman, bu işi beceren kadınlar süslemiş ve taramışlardır.(bk. Müslim, nikâh 69; Müsned VI/438, 458; Muhammed el-Ahmedî Ebu`nnûr, Menhecü s-Sünne fiz-zevâc 146) Sahâbeden de bu işle meşgul olan kadınlar vardır. Rasûlüllah Efendimiz de (s.a.s.) Câbir`e bir düğün münasebetiyle: "Enmât edindiniz mi?"(bk. Buhârî, nikâh 62. Ayrıca bk. Aynî XVI/344; Ibn Hacer, Fethu`1- Bârî IX/225) buyurmuşlardı. "Enmât" Nevevî`ye göre hevdec`in (gelin mahfe`sinin) üzerine cibinlik gibi örtülen örtüdür.( Aynî, XVI/344) Duvak da onun bir benzeridir.(Ibn Hacer`in ifâdesinden bu anlaşıliyor. bk. age. IX/225. Hattâ o bizzat "tekellül" (taç takma) tabirini kullanıyor.) Bu yüzden bizim eski âdetlerimizde "duvak" meşhurdur. Dolayısıyla duvağın dini kökeni (menşei) sünnetteki bu uygulama olmalıdır. Çünkü nikâh bütün milletlerde dini bir özellik taşır ve nikâhla ilgili merasimlerde çoğunlukla mensup olunan dinin boyası ve sembolleri vardır. Bu açıdan bakıldığında bugün kullanılan gelinliklerin batı ve Hristiyan kökenli olduğunu söyleyenlerin biraz hakkı olduğu anlaşılır.

Ortaçag Avrupasını konu edinen filmlerde kadınların giydikleri kat kat kabarık elbiselerde bunu görmek mümkündür. Ne var ki bugünkü şekliyle gelinlik, herhangi bir dinin sembolü olmaktan çıkmıştır. Bu yüzden bir bakıma mahzuru ortadan kalkmış, ama bir bakıma da başka bir mahzuru doğmuştur. O da, bugün dünyaya hakim olan kendini hiç bir dinle bağımlı görmeyen orta malı (seküler) bir anlayışın malı olmasıdır. Ama bu onu elbette haram kılmaz; fakat fazîletten ve dini boyadan da soyutlar. Oysa dinî bir merasim olan nikâh, mensup olunan dinin boyasını taşımalı ve ibâdet kılınabilen evlenme gibi bir müessesenin temelinde, dinî semboller de ihmal edilmemelidir. Gelin süslenmeli, süslü bir elbisesi olmalıdır. Bu fıtratın da bir gereğidir. O anı özlemeyen genç kız yok gibidir. Ama bu mümkünse inananlara has ve onların inancını yansıtan ve öyle heyecanlı bir günlerinde dahî kulluklarını sembolize eden bir modelle olmalıdır. Meselâ duvak yeniden gündeme gelmeli ve onunla bütünleşen bir model geliştirilmelidir. Çünkü değindiğimiz gibi, duvağın bizim geleneğimizde aslı vardır ve Anadolu müslümanı da bunu yüzyıllarca kullanmış ve ona türküler ve ağıtlar yakılmıştır. Duvak gelinin başıyla beraber yüzünü ve omuzlarını da örter ve bu yönüyle aynı zamanda bir cilbab özelliği de kazanır. Allah, gelin olan ve olmayan diye ayırmadan kadınların "cilbâb" kuşanmalarını emretmiştir(K.Ahzab (33) 59) ve cilbâbın asgarisi; başla beraber göğüslere (bele) kadar örten üstlüktür.(Cilbab ve özellikleri hakkında geniş bir araştırma için bk. F. Beşer, Fıkhı risaleler adlı eserin birinci bölümü) Duvak da başı örterdi ve genellikle bekâret sembolü olarak kullanılırdı. Nikâh yapılıncaya kadar duvak açılmazdı., Nikâhtan sonra damat tarafından açılırdı. Köylerde daha çok yeşil duvak kullanılırdı.(bk. TA XIV/153)

Bugünkü uygulanışıyla gelinliği mahzurlu kılan bir yönü de, israf meselesidir. Milyonlar verilerek alınan gelinlikler, bir gün giyildikten sonra işe yaramaz biçimde atılmakta ya da saklanmaktadır. Bunu akıl dahî onaylamaz. Bir yönden de bu, fakir olan, ama mutlaka gelinlik alması istenen eş adayını maddî sıkıntıya sokar, ezer ve evlenmeyi zorlaştıran unsurlara katılarak başka kötülüklere az da olsa sebep olur. Bunun yerine gelinlik, başka münasebetlerle de giyilebilen bir tarzda yapılsa, hiç olmazsa israf önlenmiş, gelinlik de çok daha ucuza mal edilmiş olur. Gerçi gelini süsleyecek giysiler ödünç alınabilir. Bunun da sünnette aslı vardır. Yine bu maksatla Âişe vâlidemiz Esmâ`dan(Bu Esmâ, Hz. Âişe`nin kardeşi Esmâ da olabilir. Ama muhtemelen kendisini süsleyen Esmâ bnt. Yezîd`dir. Şerhlerde bu konuda bir açıklık yoktur.)bir gerdanlık almıştı, sonra da kaybetmişti...( bk. Buhârî, nikâh 65) Bunu değerlendiren âlimler bunun elbiseye de şâmil olduğunu ve gelini süslemek için bu tür eşyanın emanet alınacağını söylemişlerdir.( bk. Aynî XVI/347; Ibn Hacer, Fethu`1-Barî IX/228) .

Özetlersek:

1- Gelinlik giymeyi bizzat haram kılan bir sebep yoktur, ancak onun yerine kendi dînî boyamızı taşıyan duvaklı gelinlik modelleri geliştirip, kızlarımıza onları giydirmemiz daha güzel olur.

2- Herşeye rağmen bugünkü gelinlik uygulaması bize ait olmamakla, haram olmasa dahî kerahatten de hâlî değildir.

3- Buna rağmen gelinlik giyilirse; haram olmaması için:

a- Erkeklerin gördüğü yerde üzerine duvak vb. atılmak sûretiyle süsü kapatılmalı ve tam örtünmeyi sağlamalıdır.

b-Erkeklerin görecegi yerlerde dar ve şeffaf olmamalı,

c-Yine erkeklerin duyacağı mahallerde koku ihtiva etmemelidir.

4- Bir seferliğine giyilip atılacak tarzdaki gelinlikler israftır, israf ise haramdır ve Allah`ın sevmediği bir şeydir.

5- Gelinlik ve gelini süsleyen diğer aksesuar ödünç alınabilir.

Okunma Sayısı : 1151

İslam Fıkhı Ansiklopedisi

Çevrimdışı dilruba

  • *
  • İleti: 133
  • Karma: +0/-0
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #3 : 20 Ocak 2010, 19:12:47 »
 :tsk: çok güzel anlatılmıs :evt:

Çevrimdışı ملا خسرو

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 2052
  • Karma: +60/-4
  • İnadına Saracağız !!!
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #4 : 20 Ocak 2010, 19:21:21 »
yani olayın fetva ciheti : Giyilebilir..

takva ciheti: giyilmese daha güzeldir.. mi?

Çevrimdışı خزائن خيالات

  • *
  • İleti: 1435
  • Karma: +11/-3
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #5 : 20 Ocak 2010, 20:02:39 »
1) isteyen giyebilir, zira giyilmemesi uygun olsaydı boyle bir uyarı gelırdı zannımca (malum yerden)
2)giyenler erkegin gorecegı yere cıkarken zaten uzerıne carsafını alıyor
3)bir tanıdıgım giymeyecekti fakat bir mahsur olmadıgı soylenınce gıydı ama uzerıne pardesu ve bas kısmınada koyu renk bır ortu almıstı yanı kımse onun bır yerını gormemıstı
4)aklında suphe var ve vıcdanı rahat degılse giymesin daha iyi giyecek kisi, farklı bir sey diktirsin giysin hem herkesten farklı bir tarafı olur  :P

birde soyle bir durum varki buda cok vahim bir durum;
gelin, gelinligini sadece bayanlar ıcınde gıyıyor ve erkekler onu hıc gormuyor fakat
 afedersiniz ama  bazı cahil kadınlar evlerine gidince esine yada karsı cinsten bir tanıdıgına gelini oyle bır anlatıyorkı
o erkek gelını gorse daha az tehlikeli olur.........birde boyle bır durum var
bilincsiz bayanların icinde dahi kadın zerafetini sergilememeli diye dusunuyorum

tfetva= giyebilir
takva= giymese daha guzel
adetler= oda ne demek tabi giyecek  :D
YA İLAHİ...!

VARLIĞINI HİSSETTİR BANA.

LÜTFUNUN IŞIĞIYLA HOŞNUTLUĞUNUN YOLUNU GÖSTER BANA...

HİTABININ NEFHASIYLA YÜCE KATINA ÇIKAR BENİ....

muhammediDuruş

  • Ziyaretçi
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #6 : 20 Ocak 2010, 20:32:40 »
خزائن خيالات az ve öz bir şekilde açıklamıştır,,, tebriklerimle    :cicek12:

Çevrimdışı ملا خسرو

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 2052
  • Karma: +60/-4
  • İnadına Saracağız !!!
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #7 : 20 Ocak 2010, 22:31:40 »


tfetva= giyebilir
takva= giymese daha guzel
adetler= oda ne demek tabi giyecek  :D

 :D :D :D ::razi::

Çevrimdışı بدرقه

  • *
  • İleti: 2624
  • Karma: +15/-6
  • ALLAH BES---GAYRISI HEVES
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #8 : 21 Ocak 2010, 02:09:00 »



Gelinin vücut hatlarını örtmeyecek kadar şeffaf, başı, kolları ve diğer yerlerini kapatmayacak ölçüde dikilmiş gelinliklerin tesettür yerine geçmeyeceği açıktır. Kadın ve erkeklerin karışık olarak bulundukları nikah salonlarında ve düğün merasimlerinde dinen bu tarz gelinliklerin giyilemeyeceği bellidir.

Ancak böyle gelinliklerin sırf hanımlar arasında yapılan merasimlerde, erkeklerin bulunmaması şartıyla giyilmesi caiz olabilir. Buna rağmen bu meselede hassas olan kimselerin böylesine tesettür ölçüsünden uzak gelinlikleri giymemeleri uygun olur.


 :hyr: :hyr: :hyr:

şu cümle çok tehlikeli

ne demek caiz olabilir >:(

Çevrimdışı طوبى

  • II. Üyelerarası Avatar Yarışması İkincisi
  • *
  • İleti: 2259
  • Karma: +15/-2
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #9 : 21 Ocak 2010, 10:41:57 »
 ::razi::

Çevrimdışı ملا خسرو

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 2052
  • Karma: +60/-4
  • İnadına Saracağız !!!
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #10 : 21 Ocak 2010, 11:46:46 »



Gelinin vücut hatlarını örtmeyecek kadar şeffaf, başı, kolları ve diğer yerlerini kapatmayacak ölçüde dikilmiş gelinliklerin tesettür yerine geçmeyeceği açıktır. Kadın ve erkeklerin karışık olarak bulundukları nikah salonlarında ve düğün merasimlerinde dinen bu tarz gelinliklerin giyilemeyeceği bellidir.

Ancak böyle gelinliklerin sırf hanımlar arasında yapılan merasimlerde, erkeklerin bulunmaması şartıyla giyilmesi caiz olabilir. Buna rağmen bu meselede hassas olan kimselerin böylesine tesettür ölçüsünden uzak gelinlikleri giymemeleri uygun olur.


 :hyr: :hyr: :hyr:

şu cümle çok tehlikeli

ne demek caiz olabilir >:(

bir bildiğin varsa söyle ihvan

Çevrimdışı بدرقه

  • *
  • İleti: 2624
  • Karma: +15/-6
  • ALLAH BES---GAYRISI HEVES
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #11 : 21 Ocak 2010, 13:05:54 »
Gelinin vücut hatlarını örtmeyecek kadar şeffaf, başı, kolları ve diğer yerlerini kapatmayacak ölçüde dikilmiş gelinliklerin tesettür yerine geçmeyeceği açıktır. Kadın ve erkeklerin karışık olarak bulundukları nikah salonlarında ve düğün merasimlerinde dinen bu tarz gelinliklerin giyilemeyeceği bellidir.

demek istedigim şu yani.
renklendirdiğim kısım sadece hanımlar arasında da olsa asla caiz olamaz.
ama yazıda caizdir demiş

ona tepki verdim yani :ha:

Çevrimdışı Edirne

  • *
  • İleti: 1182
  • Karma: +21/-7
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #12 : 22 Ocak 2010, 10:44:26 »
Bu konu çok düşündürücü... Aslında adetler böyle diye sıkıştırma olmasa giyme ne olacak ki ama malesef bu meseleler geline sorulmuyor direk gelinlik almaya çıkılmalı gibi bir ifade kullanılıyor.. Güzel bir paylaşım
 ::razi:: :cicek10:

Çevrimdışı طلبه لگه - طالب

  • *
  • İleti: 359
  • Karma: +4/-0
  • يَا مُكَوِّنُ يَاشَافىِ يَاطََبِيبُ يَام
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #13 : 22 Ocak 2010, 11:24:37 »
 ::alkis:: ::razi::

 :bsm:
1. Andolsun kuşluk vaktine  وَالضُّحَىٰ
2. Ve sükuna erdiğinde geceye ki,  وَاللَّيْلِ إِذَا سَجَىٰ
3. Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. * مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ
4. Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır. وَلَلْآخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْأُولَىٰ
5. Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın. وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضَىٰ

Çevrimdışı SeYYaH

  • *
  • İleti: 1011
  • Karma: +15/-2
  • Kalemim küfre silah olsun
Ynt: gelinlik hakkında ?
« Yanıtla #14 : 22 Ocak 2010, 17:45:51 »
Gelinin vücut hatlarını örtmeyecek kadar şeffaf, başı, kolları ve diğer yerlerini kapatmayacak ölçüde dikilmiş gelinliklerin tesettür yerine geçmeyeceği açıktır. Kadın ve erkeklerin karışık olarak bulundukları nikah salonlarında ve düğün merasimlerinde dinen bu tarz gelinliklerin giyilemeyeceği bellidir.

demek istedigim şu yani.
renklendirdiğim kısım sadece hanımlar arasında da olsa asla caiz olamaz.


ama yazıda caizdir demiş

ona tepki verdim yani :ha:


Kardeşim öncelikle caiz ne demektir ona bakalım...

Caiz;

1- Caiz, genel olarak ruhsat verilmiştir, günah değildir manasındadır. Fakat, caiz denilen şeyi yapmamak daha iyidir.
2- Yapılması daha iyi demektir.
3- Yapılması tenzihen mekruh demektir.
4- Yapılması tahrimen mekruh demektir.
5- Yapılması mubah demektir.
6- Yapılması vacip, gerekir demektir.
7- Yapılması günah demektir.

Şimdi bunlara birkaç misal verelim:
1- (Cemaatle namaz kıldıktan sonra, duayı beklemeden gitmek caiz) demek, (Günah değildir, gidilebilir, ancak gitmeyip duayı beklemek daha iyi olur) demektir.

(Kur'an-ı kerimi abdestsiz ezberden okumak caizdir) demek de böyledir. Günah olmaz, fakat abdestli okumak daha iyi demektir.

(Sabah namazında aldığı abdest bozulmadan, bu abdest ile, öğleyi, ikindiyi, akşamı ve yatsıyı kılmak caiz) demek de böyledir. Yani günah olmaz, fakat her namaz için abdest almak daha iyi olur.

(Yaşlı kadının elini öpmek caizdir) demek de böyledir.

2- (Namazda rüku ve secde tesbihlerini üçten fazla [5,7,9,11 gibi] söylemek caiz) demek, daha iyi olur, müstehaptır demektir. (Abdest bozulmadan, her namaz vaktinde abdest üstüne yeniden abdest almak caiz) demek, yapılması daha iyi olur demektir. (Cuma namazında, imamın secde-i sehv yapmaması caiz olur) demek de böyledir.

3- (Amca ve dayı kızı ile evlenmek caiz) demek tenzihen mekruhtur, bir mecburiyet olmadıkça, yapılmaması daha iyi olur, yapılırsa da günah olmaz demektir.

(Güneşte ısınan su ile abdest almak caiz; fakat tenzihen mekruh) demek de böyledir.


4- (Hıristiyan kadınla evlenmek caiz) demek, zimmi olursa tenzihen mekruh, harbi olursa tahrimen mekruh demektir.
[Zimmi, İslam devletine haraç, cizye gibi vergiler veren gayrı müslim vatandaş demektir. Harbi ise, vatandaş olmayan gayrı müslim demektir.]

5- (Pamuk gömlek giymek caiz) demek, yapılmasında veya yapılmamasında bir mahzur yoktur demektir.
Böyle mubah işler, niyete göre daha iyi veya daha kötü olabilir. Kadınların süslenmesi caizdir. Kocası için süslenmesi iyi olur, yabancılar için süslenmesi caiz olmaz.

6- (Hastalık sebebiyle yarasından kan, irin akanların, idrar kaçıranların, abdest ve namazlarının bozulmaması için Maliki mezhebini taklit etmeleri caiz) demek, yapılması gerekir demektir.
Bunun gibi, (Mahalle mescidinin gelirlerini, masraflarını idare etmek için mütevelli [vazifeli bir memur] tayin etmek caiz) demek, gerekir manasınadır.

7- (Bir babanın malının hepsini bir çocuğuna hediye etmesi caiz olur) demek, hediyeyi alan çocuğa bunun hiç mahzuru olmaz, fakat çocukları arasında ayrım yaptığı için babaya günah olur demektir.



Caiz kelimesi sadece yapılması daha iyidir manasında kullanılmaz.

Nur suresi 31. ayetde müslüman kadınların müslüman kadınlara zinet yerlerini gösterebileceği oradaki sayılı maddeler arasında vardır..

Buna binaen erkeklerin olmadığı yerlerde müslüman kadınlara zinet yerlerini göstermekte bir beis yoktur. (Saç, kol,ayak gibi..) 

Tabiki bunda da sınır aşılmamalıdır. Kadının kadına haram olan yerlerine bakmak ve göstermek haramdır...


Burda söylediğim şeyler dinimizin ruhsat alanıdır. Tabiki her zaman takvayı tercih etmek ve yapmak en güzelidir.

Saygılarımla muhterem kardeşim.

NurunYolcusu.com İrfan Medya Projelerini Destekler

Seo4Smf Tagleri:

GoogleTagged - Etiketler