Bu hadise, ben yaşamadığım halde kendimi o çarşaflı hanımefendinin yerine koyduğumda beni çok müteessir etti ve de çooooookkk sinirlendirdi. O hanımefendiye sabır mı tahammül mü dilemek lazım bilemedim. Bir de mevzu-u bahis hâkim karşısındaki asil duruşu ve olması gerektiği gibi “hakkı” olan davranışı onlardan beklemesi ve dahi çarşafı savunması tebrike değer.
Biz çarşaflılar bu ve benzeri tutum ve davranışlara hak ve özgürlüklerimizin elimizden “haksızcasına” alınmasına alışığız. Resmi kurum ve kuruluşlara giderken elimizi kolumuzu sallayıp gitmiyoruz. Bu hadisedeki gibi ve benzeri tepkilerin gelebileceğini hesap ederek resmi münasebetlerde bulunuyoruz. Çarşafa olan tutumları, çarşaf ve çarşaflıları bu toplumda yok saymaları, ötekileştirmeleri…vs bir tarafa, en çok bana o bedbaht hakimin “SENİN ALLAH'ININ KANUNLARI BURADA GEÇMEZ!” sözü dokundu. Sanırım şöyle bir durum var “senin Allah’ın” “benim Allah’ım” burada benimkinin sözü geçer “kamusal alan” dışındakilerde sizinkinin sözü geçer. Tabiî ki “bazı şahıs”ları kendisine ilah edinen zihniyetten başka hangi söz beklenir ki?!! Bu söz doğrultusunda böyle düşünen insanlar Türkiye’de %99 luk Müslüman çoğunluğun olduğunu iddia etmesinler ve açıkça “ben Müslüman değilim” desinler.
Çarşafa ve çarşaflı hanımefendiye yapılan bu çirkinlik, sadece söylemekle kaldıkları manasını bile tam olarak idrakt edemedikleri içlerini dolduramadıkları, hangi özgürlük, demokrasi, çağdaşlık, cumhuriyet, adaletle izah edilebilir? Ecdadına tonlarca hakareti sıralayan bu –güya- adalet ve özgürlük şarlatanları Osmanlı’ya baksınlar da adalet öğrensinler. Değil kılık kıyafeti başka dinden olan Yahudi olan herhangi bir kişinin bile, en az ülkedeki diğer Müslümanlar kadar adalet, ve yaşam hakkı vardı.
Ben anladım siz, çarşaf ve çarşaflılardan size “sizin gibi” davranacakları düşüncesiyle şiddetle korkuyorsunuz. Çarşaf ve çarşaflıların çoğalacağı yakın gelecekte, sizin özgürlük adı altında taassubvari kendi görüş ve düşünceleriniz doğrultusunda insanları tek tip hale getirme çabanızın zerresini çarşaflılar yapmayacaktır. Çünkü Kur’an, sünnet vicdan buna müsaade etmez . İşte Kur’an’ın sünnetin güzel bir şekilde hayata aksettiği Osmanlı ortada…
Ayrıca şu kısa dünya hayatında "sizin ilah edindiklerinizin" kanunları geçebilir. Lakin kabirden ötesinde "ilah edindiklerinizin" ilke ve inkılabları, laiklik ve özgürlük anlayışları geçmez!!!!