" Ezber Evham Ve Vesveselere İlaçtır"

Husrev Efendi’nin ezberin evham ve vesveseye de faydalı olacağına dair ifadelerini ise bir talebesi basından gecen bir hatıra ile birlikte şöyle anlatmaktadır:
“Bir zamanlar, kafamda çeşitli düşünceler, beni geceleri bir türlü uyutmuyordu. Hayalimde falan yere dilekçe yazıyor, falan büyük amire şunu söylüyor, falan müftüye bunu söylüyorum… Zihnimde çeşit çeşit düşünceler, biri gidip biri geliyordu. Uğraşıp duruyor, bir türlü uyuyamiyorum. Ancak sabaha doğru uyuyup kalıyordum. Güneş doğuyor, sabah namazı da geçiyordu. Bu hal bir hafta kadar devam etti. Bir gün Üstadımız Husrev Efendi’nin ziyaretine gittim. Üstadımız cemaate şöyle diyordu: ’Bazı kardeşlerimiz vardır; malayani şeyleri düşünür, Allah’ın vazifesi ile uğraşır. Uykuyu kaçırır. Güneşi de üzerine doğdurur. Sabah namazını da kaçırır. Bir kimse böyle olmaya başladığı zaman Risale-i Nur’dan ezbere devam etse, o evham ondan kalkar.’ Eve geldim. Hemen ezbere başladım. Bir kaç gün içinde o evham benden kalktı.“
Risale-i Nur talebeleri yaptıkları ezberler sayesinde hem Kur’an hattını daha çabuk öğreniyorlar ve bu sayede Risale-i Nur’ları Osmanlıca’dan daha feyizli ve sür’atli bir şekilde mütalaa etme imkanına kavuşuyorlar hem de yanlarında hiç bir eser olmadığı vakitlerde bile muhtaç insanlara iman ve Kur’an hakikatlerini kolaylıkla tebliğ ediyorlardı. Husrev Efendi bu usul sayesinde sarsılmaz imana sahip binlerce dava adamı ve hal ve kal lisanıyla Kur’an hakikatlerini, sünnet-i seniyyenin düsturlarını tebliğ edecek binlerce hatip yetiştirmişti. Böylelikle, Bediüzzaman Hazretleri’nin “Türk milletinin manevi halaskarı“ dediği Husrev Efendi, Anadolu’da 1960’dan sonra, Hazret-i Üstad’ın vefatıyla silinip tükenceği zannedilen iman davasını yeniden şaha kaldırmış ve istikbal ile bağlantıları kuracak manevi köprülerin temellerini atmıştı.