| 28 Mart 2010, 12:39:56 |
|
 |
« Yanıtla #30 : 28 Mart 2010, 12:39:56 » |
|
Sen hapse medrese-i Yusufiye namı vermişsin. Hem Denizli'de, sıkıntınızdan bin derece ziyade hem ferah, hem mânevî kâr, hem oradaki mahpusların Nurlardan istifadeleri, hem büyük dairelerde Nurların fütuhatı gibi neticeler, size şekvâ yerinde binler şükrettirdi. Herbir saat hapsinizi ve sıkıntınızı on saat ibadet hükmüne getirdi, o fâni saatleri bâkileştirdi. İnşaallah, bu üçüncü medrese-i Yusufiyedeki musibetzedelerin Nurlardan istifadeleri ve teselli bulmaları, senin bu soğuk ve ağır sıkıntını hararetlendirip sevinçlere çevirecek. Ve hiddet ettiğin adamlar, eğer aldanmışlarsa, bilmeyerek sana zulmediyorlar; onlar hiddete lâyık değiller. Eğer bilerek ve garazla ve dalâlet hesabına seni incitiyorlar ve işkence yapıyorlarsa, onlar pek yakın bir zamanda ölümün idam-ı ebedîsiyle kabrin haps-i münferidine girip daimî sıkıntılı azap çekecekler. Sen onların zulmü yüzünden hem sevap, hem fâni saatlerini bâkileştirmeyi, hem mânevî lezzetleri, hem vazife-i ilmiye ve diniyeyi ihlâsla yapmasını kazanıyorsun" diye ruhuma ihtar edildi. Ben de bütün kuvvetimle "Elhamdü lillâh" dedim. İnsaniyet damarıyla o zalimlere acıdım, "Yâ Rabbi, onları ıslah eyle" diye dua ettim. Bu yeni hadisede, ifademde Dahiliye Vekâletine yazdığım gibi, on vecihle kanunsuz olduğu ve kanun namına kanunsuzluk eden o zalimler, asıl suçlu onlar olması gibi, öyle bahaneleri aradılar, işitenleri güldürecek ve hakperestleri ağlattıracak iftiraları ve uydurmalarıyla ehl-i insafa gösterdiler ki, Risale-i Nur'a ve şakirtlerine ilişmeye, kanun ve hak cihetinde imkân bulamıyorlar, divaneliğe sapıyorlar. Ezcümle, bir ay bizi tecessüs eden memurlar bir şey bahane bulamadıklarından, bir pusula yazıp ki, "Said'in hizmetkârı bir dükkândan rakı almış, ona götürmüş," o pusulayı imza ettirmek için hiç kimseyi bulamayıp, sonra yabanî ve sarhoş bir adamı yakalamışlar, tehditkârâne "Gel bunu imza et" demişler. O da demiş: "Tövbeler tövbesi olsun, bu acip yalanı kim imza edebilir?" Onları, pusulayı yırtmaya mecbur etmiş.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Robot Moderatör
|
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm. iyi eğlenceler.
Anahtar Kelimeler: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi oyunları, NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi programı, NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi oyunu indir, NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi program yükle, NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi download, NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi hikayeleri, NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi resimleri, NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi haber, NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi yükle,
NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi videosu, NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi msn eklentisi, şarkı sözleri
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
| 04 Nisan 2010, 20:02:31 |
WebMaster
Nerden:
Kayit tarihi 30 Aralık 2007, 12:34:39
Mesaj Sayısı: 5627
Konu Sayısı: 1445
Site emanetçisi
Karma: +134/-8
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #32 : 04 Nisan 2010, 20:02:31 » |
|
beni affeder(mi?)
 Adamın biri Şuayb peygambere: - " benim birçok günahımı ve hatamı gördüğü halde beni lütuf ve keremiyle cezalandırmıyor." -ü Teala Şuayb'a (a.s) şöyle vahyetti: - "O kulum, ben bu kadar günah ettim de, beni keremiyle cezalandırmıyor, diyor. Ona söyle ki: - "Ey doğru yolu bırakarak, yanlışa yönelmiş adam! Sen tersini söylüyorsun. seni öylesine imtihan ediyor ve cezalandırıyor ki, senin günahtan kararmış simsiyah kalbin ve günahların etkisiyle zincirler içindeki bedenin bunu farkedemiyor. Fakat yine de Benden ümidini kesmesin. Bana sığınsın, Bana dönsün." Şuayb aleyhisselam 'ın kendisine bildirdiği sözleri - " beni cezalandırmıyor" diyen kimseye söyleyince, o günahkar kimse de güzel tesir uyandı. Şuayb aleyhisselama sordu: - "Eğer beni cezalandırıyorsa hani belirtisi?" Şuayb peygamber: - "Ya Rabbi! O adam bu söze karşı savunmada bulunuyor ve Senin verdiğin cezayı bilmek istiyor. Cenab-ı Hak buyurdu: - "Ben Settarım, örtücüyüm. Fakat işaret söyleyebilirim. Onu beğenmediğimin işareti: O itaat ettiğini sanıyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor fakat namazdan, zekattan ve başka ibadetlerin hiç birinden zerre kadar zevk almıyor. Yüksek ibadetlerde ve amellerde bulunuyor, fakat zerre kadar mutluluk duymuyor. İtaatlerin mahsul vermesi için kalbde manevi bir zevk lazımdır." *" affeder" deyip günahta ısrar edenler en büyük yanlış içindedirler. *Demir paslandığı gibi kalbler de kararır. *Kul bir günah işlediğinde kalbde siyah bir leke oluşur. Tevbe ederse bu leke silinir. Günahına devam eder ve tevbe etmezse nihayet o siyah noktalar kalbi simsiyah eder. *İbadetin ruhu, özü, ibadetten zevk almaktır. Eğer alınmıyor ise 'ın beğenmediğini anlayıp hemen tevbe etmelidir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 13 Nisan 2010, 19:24:56 |
WebMaster
Nerden:
Kayit tarihi 30 Aralık 2007, 12:34:39
Mesaj Sayısı: 5627
Konu Sayısı: 1445
Site emanetçisi
Karma: +134/-8
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #33 : 13 Nisan 2010, 19:24:56 » |
|
"Sabır" Diyeceksin Yine Sabır... En Masumane Tavırlarına Gaddarca Yaklaşanlar Olacak Belki. İçindeki Çocuk Hafife Alınacak... Anlatmak İstediklerin Değil Anlaşılmamış Yanların Konuşulacak. "Olsun" Diyeceksin,Yüzündeki Gülümsemeyi Kaybetmeden. Yine de Hüsnü Zan Edeceksin. ALLAH İçin Söylediğini Yine ALLAH İçin Olduğu Yerde Bırakacaksın. Yaradanı Alıp Yüreğine,Sırtını Dayayıp Tevhidin Çınarına Akibeti Ukbada Düşüneceksin. Ve Kalbin Şöyle Bir Hafifleyecek,Damarlarına Giden İyimserlik Yolunu Tıkamadığından... Üzülüp Acı Çektiğinde Çileni Hafife Alanlar Olacak Belki... Öyle Bir Yanacak Ki İçin Kimseye Anlatamayacaksın. Günlerce Ağlayacaksın... Sonra En Yakınındaki , En Yüreğindeki Vuracak Hislerini.... Canım Dediğin Dönecek Sırtını. Bir "Ah!" Çekeceksin Ve Arkanı Döndüğünde Kimse Kalmamış Olacak. "Sabır" Diyeceksin Yine Sabır. Eyüplerin Torunluğuna Yakışır Sabır... "Bugün ALLAH İçin Ne Yaptın" Sorusu Geldiği An Kulağına , Vereceği Cevabı Bulamayanların Tedirginliği Değil En Zor İmtihanını Başarıyla Vermiş Öğrencilerin Rahatlığı Olacak Ruhunda. Başını Yastığa Koymadan "Elhamdülillah" Diyecek ,Rüyanda Cennetten Kesitler Göreceksin Belki.... Ve Sabaha Erdiğinde ,Avucunda Tuttuğun Tesbih Tanesi Yine "Ya Sabır" La Başlayacak... Uzat Ellerini Ve Bekle. Sabırla Bekle Gönül... En Geç Surun Sesi Duyulduğunda , Tutacak Ellerinden O gönüllere sığmayan en Sevgili..... tutacak alemin yaratılış sebebi ALLAHın Resulü...Pes Etme Sabret Gönül... Asıl Sahibini Düşün Sabret... Başını Sonunu Kestiremediğin Olaylarda Bile Sabret... Pes Etme Sabret Gönül...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 13 Nisan 2010, 20:28:34 |
II. Üyelerarası Avatar Yarışması İkincisi
Nerden: Yazın Isparta İnşallah....
Kayit tarihi 10 Şubat 2009, 11:14:55
Mesaj Sayısı: 2259
Konu Sayısı: 200
Karma: +14/-2
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #34 : 13 Nisan 2010, 20:28:34 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 19 Nisan 2010, 23:49:19 |
WebMaster
Nerden:
Kayit tarihi 30 Aralık 2007, 12:34:39
Mesaj Sayısı: 5627
Konu Sayısı: 1445
Site emanetçisi
Karma: +134/-8
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #35 : 19 Nisan 2010, 23:49:19 » |
|
Busra Pazarında Bir Yahudi'nin Peygamberimiz Hakkındaki Teşhisi
Busra pazarında satılan mal üzerinde Peygamberimiz (a.s.)la bir Yahudi arasında anlaşmazlık çıkmış ve Peygamberimiz (a.s.)a "Lât ve Uzzâ'ya yemin et!" demişti.
Peygamberimiz (a.s.):
"Ben, şimdiye kadar, onlar adına hiç yemin etmemişimdir! Onların yanından da, yüzümü çevirerek geçerim!" deyince, Yahudi:
"Yerinde olan söz, senin söylediğin sözdür!" dedi ve tenhada Meysere'nin yanına varıp:
"Ey Meysere! Bu zât, vallahi, peygamberdir! Varlığım Kudret Elinde bulunan 'a yemin ederim ki, o, muhakkak, âlimlerimizin kitaplarında sıfatlarını buldukları peygamberdir!" dedi.
Meysere, bunu da aklında tuttu.[621]
[621] İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 1 ,s. 1 56, Ebu Nuaym , Delâilü'n-nübüwe, c. 1, s. 173, Ebu'l-Ferec, el-Vefa, c. 1, s. 143, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 48, Diyarfcıekrf, Târîhu'l-hamîs, c. 1 , s. 263, Halebî, İnsânu'l-uyûn, c. 1, s. 219, Zürkânî, Mevâhibu'l-ledünniye Şerhi, c. 1 , s. 199. M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayınları: 1/113.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 25 Nisan 2010, 11:37:46 |
WebMaster
Nerden:
Kayit tarihi 30 Aralık 2007, 12:34:39
Mesaj Sayısı: 5627
Konu Sayısı: 1445
Site emanetçisi
Karma: +134/-8
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #36 : 25 Nisan 2010, 11:37:46 » |
|
Helal İş Yapmak
Bazı işler helal, bazıları da haramdır.Mesela Hz. Peygamber şöyle der:” ve rasulü içkinin, leşin, domuzun ve putların satışını haram kılmıştır.”(Ebu Davud,Büyu’63)
Bir Müslüman, dünya ve ahretinin perişan olmaması için helal işlerle meşgul olur, haramdan ise uzak kalır.Haram iş yaptığında milyar dolarlar kazanacağını bilse bile, buna asla tenezzül etmez.
İslam, içkinin içilmesini yasakladığı gibi, ona yardımcı olunmasını da yasaklamıştır.Hz. Peygamber içki yüzünden on kişinin lanetlendiğini bildirir: 1.İçkiyi yapan 2.Kendisi için içki yapılan, 3.Onu içen, 4.Taşıyan 5.Kendisi için taşınan, 6.İçiren, 7.Satan, 8.Parasını yiyen, 9.Satın alan 10.Ve kendisi için satın alınan…”(Tirmizi, Buyü ; 59 İbn Mace,Eşribe 6)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 26 Nisan 2010, 07:41:56 |
II. Üyelerarası Avatar Yarışması İkincisi
Nerden: Yazın Isparta İnşallah....
Kayit tarihi 10 Şubat 2009, 11:14:55
Mesaj Sayısı: 2259
Konu Sayısı: 200
Karma: +14/-2
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #37 : 26 Nisan 2010, 07:41:56 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 27 Nisan 2010, 22:40:02 |
Nerden:
Kayit tarihi 02 Aralık 2009, 16:28:13
Mesaj Sayısı: 412
Konu Sayısı: 47
ben aşkı satın aldım/Verdiğim bir can oldu...
Karma: +4/-1
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #38 : 27 Nisan 2010, 22:40:02 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
**İstediğini yapan, istemediğini sonuçlarla karşılaşır** Hür olmazsa bil ki KUR'AN, Kalpte hapis kalır İ M A N
|
|
|
| 02 Mayıs 2010, 20:41:55 |
WebMaster
Nerden:
Kayit tarihi 30 Aralık 2007, 12:34:39
Mesaj Sayısı: 5627
Konu Sayısı: 1445
Site emanetçisi
Karma: +134/-8
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #39 : 02 Mayıs 2010, 20:41:55 » |
|
Ya doğru konuşmalı, ya sükût etmeli
Ey bu Cami-i Emevideki kardeşlerim! Ve kırk-elli sene sonra âlem-i İslâm mescid-i kebîrindeki dört yüz milyon ehl-i iman olan ihvanımız! Necat yalnız sıdkla, doğrulukla olur. Urvetü'l-vuska sıdktır. Yani, en muhkem ve onunla bağlanacak zincir, doğruluktur.
Amma maslahat için kizb ise, zaman onu neshetmiş. Maslahat ve zaruret için bazı âlim "muvakkat" fetvâsı vermişler. Bu zamanda o fetvâ verilmez. Çünkü, o kadar su-i istimal edilmiş ki, yüz zararı içinde bir menfaati olabilir. Onun için hüküm maslahata bina edilmez.
Meselâ seferde namazı kasretmenin sebebi, meşakkattir. Fakat illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; su-i istimale düşebilir. Belki illet, yalnız sefer olabilir.
Aynen öyle de, maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; su-i istimale müsait bir bataklıktır. Hükm-ü fetvâ ona bina edilmez. Öyleyse, "Ya doğru, ya sükût." Yani, yol ikidir, üç değildir. Ya doğru, ya yalan, ya sükût değildir.
İşte şimdi beşerin ortadaki dehşetli yalancılığıyla ve tezviratlarıyla emniyet-i umumiyenin ve rû-yi zemin âsâyişlerinin zîr ü zeber olması, kizble ve maslahatın su-i istimâliyle olmasından, elbette o üçüncü yolu kapatmaya beşer mecbur ediyor ve kat'î emir veriyor. Yoksa, bu yarım asırda gördükleri umumî harpler ve dehşetli inkılâplar ve sukutlar ve tahribatlar, başlarına bir kıyameti koparacak.
Evet, her söylediğin doğru olmalı; fakat her doğruyu söylemek doğru değil. Bazan zarar verse sükût etmek... Yoksa yalana hiç fetva yok. Her söylediğin hak olmalı; fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yok. Çünkü hâlis olmazsa su-i tesir eder, hak, haksızlıkta sarf olur.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 03 Mayıs 2010, 10:49:44 |
II. Üyelerarası Avatar Yarışması İkincisi
Nerden: Yazın Isparta İnşallah....
Kayit tarihi 10 Şubat 2009, 11:14:55
Mesaj Sayısı: 2259
Konu Sayısı: 200
Karma: +14/-2
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #40 : 03 Mayıs 2010, 10:49:44 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 15 Mayıs 2010, 22:38:50 |
WebMaster
Nerden:
Kayit tarihi 30 Aralık 2007, 12:34:39
Mesaj Sayısı: 5627
Konu Sayısı: 1445
Site emanetçisi
Karma: +134/-8
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #41 : 15 Mayıs 2010, 22:38:50 » |
|
ÜNLÜ BİR dokumacı, dokuduğu kumaşı satmış.
Daha sonra o kumaş parçasında bir kusur görülmüş ve geri çevrilerek bedeli istenmiş. Dokumacı parayı vermiş, fakat gözlerinden yaş gelmiş. Sormuşlar:
“Niçin ağlıyorsun? Kumaşı geri verdik diye ise üzülme. Alıp gidelim ve paranı geri verelim.” Dokumacı: “... Hayır, kumaş için ağlamıyorum” demiş.
“Onun bir kusuru görüldü ve geri çevrildi. Fakat ya ömür boyu yaptıklarım ’a arzolunduğu zaman, böyle bir kusur yüzünden geri çevrilecek olursa, ne olur benim halim? Ben bunu düşündüm de ağladım. Hayat, kumaş gibi değil ki, düzeltilsin ya da tekrar dokunsun. O, sadece bir kere gelir geçer.”
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 15 Mayıs 2010, 22:44:45 |
Nerden:
Kayit tarihi 08 Ocak 2010, 13:47:17
Mesaj Sayısı: 483
Konu Sayısı: 14
ALLAHA yar olana her şey yar olur her şey yarar...
Karma: +1/-0
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #42 : 15 Mayıs 2010, 22:44:45 » |
|
 kardeş çok güzel hazırlamışsınız 
|
|
|
|
|
Logged
|
 hizmet-i kuaniyyede bulunana ya dünya ona küsmeli veya o dünyaya küsmeli ta ihlas ile ciddiyyet ile hizmet-i kuraniyyede bulunsun ..... [/font]
|
|
|
|
|
| 24 Mayıs 2010, 19:26:15 |
II. Üyelerarası Avatar Yarışması İkincisi
Nerden: Yazın Isparta İnşallah....
Kayit tarihi 10 Şubat 2009, 11:14:55
Mesaj Sayısı: 2259
Konu Sayısı: 200
Karma: +14/-2
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #44 : 24 Mayıs 2010, 19:26:15 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|